Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
GÖNLÜMDEKİ MİLLETVEKİLİ PROFİLİ
Pazar, 13 Mart 2011 - (10:11)
Recep Öğütçü

12 Haziranda genel seçimler yapılacak, yeni bir yasama meclisi (TBMM) teşekkül edecek. Yönetim sistemimizde, Anayasamızda çatı diyebileceğimiz en büyük kurum TBMM’dir. Millet, kaderini dört yıllığına yasama kurumuna teslim eder. Yani bizim Anayasamızda, hatta bütün ileri demokrasilerde bütün yetkiler yasama kurumunda toplanmıştır. Diğer iki kuvvet Yargı ve Yürütme de yetkisini ve kaynağını Yasama’dan alır. Son anayasa değişikliğine kadar Cumhurbaşkanı da TBMM tarafından seçiliyordu. Yine son değişikliğe göre üç kuvvetten biri olan Yargının yöneticilerinin ve üst yargı üyelerinin bir kısmını TBMM, bir kısmını Cumhurbaşkanı atar. Dolayısıyla Anayasamıza göre TBMM çatı kurumdur. Bütün kurumlar ve kişiler yetkisini oradan alır. Anayasayı da yazan ve yürürlüğe koyan orasıdır.

İşte böyle bir çatı kuruluşun üyelerinin çeçimi yapılacaktır 12 Haziranda. Millet vekâlet vereceği insanları seçecek ve onlara ülkeyi teslim edecektir.

İnsan, vekâletini vereceği kişide öncelikle dürüstlük arar. Dolayısıyla bir seçmen olarak seçeceğim, vekâletimi vereceğim ve benim yerime her türlü yetkiyi kullanacak, geleceğimle ilgili karar verecek insan şaibesiz olmalı, bir ahlak ve dürüstlük abidesi olmalıdır. Burada pati yetkililerine şu uyarıda bulunacağım. Milletvekilliği adayları içinde kirli işlere bulaşıp ta milletvekilliği dokunulmazlığına sığınacaklar olabilir, parti yönetimleri çok dikkatli olmalıdır.

Benim gönlümdeki milletvekili benim camimde, cemaatimde bulunmalı, görünmelidir. Vekâletimi vereceğim insanın anlıda secde izi olmalıdır. Alnında secde izi taşımayan insanlara güvenemem, yetimin hakkını ona emanet edemem. Çünkü biliyorum ki Allah’a inanan namaz kılar, namaz kılan asla kötülü yapamaz, haram yiyemez, yanlış ve kirli işlerde bulunamaz. Haksızlığa asla yüz vermez.

Benim milletvekilim demokrat olmalıdır. Bu ülkede sadece müslümanların yaşamadığını, sadece dindarların olmadığını, sadece Türklerin bulunmadığını bilmeli, her mezhebe ve dine, her etnik gruba aynı mesafede olmalı, ırkçı ve faşizan duygular taşımamalıdır. Çünkü bizler Mevlana ile Yunus gibi hoşgörü abidelerini yetiştirmiş bir milletiz. Asırlarca bu topraklarda Müslüman’ı, Ermeni’si, Rum’u yan yana yaşamış, bu vatanı birlikte savunmuşlardır.

Benim Milletvekili adayım, meslek hayatında ve bulunduğu görevlerinde başarılarıyla dikkat çekmeli, bulunduğu kurum veya kuruluşlarda kendisini sevdirmeli, dost- düşman herkesin bilgisini ve becerisini takdir ettiği bir insan olmalıdır.

Bakkal dükkanı yönetmemiş, yönettiği kuruluşları hep zarar ettirmiş, hiçbir başarılı işe imza atmamış insanları vekil olarak seçmem ve seçilmesini istemem.

12 HAZİRANDA KOYUN ÇOBANI SEÇMEYECEĞİZ

12 Haziran seçimlerinde üç beş koyunumuza çoban seçmeyeceğiz. Kaldı ki koyun çobanı seçerken bile dikkatli oluruz, sorarız, soruştururuz. Seçeceğimiz milletvekilleri, bizim canımızın, malımızın, vatanımızın, namusumuzun, dinimizin, bütün maddi ve manevi değerlerimizin çobanı, bekçisi olacak. Onun için dikkatli olacağız, oyumuzun çok değerli ve mesuliyetli olduğunu bileceğiz.

Benim vekil adayımın özelliklerini saymaya devam ediyorum:

Benim vekil adayım risk alabilmeli, sadece parmak kaldıran, “tamam efendimci”lerden olmamalıdır. Gerekirse parti liderine veya parti yöneticilerine yanlış yaptığını söyleyebilen, vicdanın sesine göre karar veren, vicdanen tatmin olmadığı kararlara asla imza atmayan cesur yürekli vekiller istiyorum.

Benim milletvekilim, ortak akla önem vermeli, kendisini parlamentoya taşıyan partisine asla ihanet etmemelidir. Partisine ihanet eden seçmenine ihanet etmiş demektir. Takım ruhu olmayan, başına buyruk ve bencil insanlar asla milletvekili olmamalıdır.

Benim milletvekilim, temsil ettiği milletinin tüm manevi ve kültürel değerlerine sahip olmalıdır. Avrupalı karşısında eziklik duyan, Batı medeniyeti karşısında kendi medeniyetini çağdışı gören, Batılılar gibi yiyen giyen ve eğlenen insanlar beni temsil edemez. Tarihin en uzun soluklu ve güçlü imparatorluğunu kuran ve yaşatan atalarını, gerici ve yobaz görenler asla benim vekilim olamaz.

Benim milletvekilimin özgüveni olmalı, kendi inançlarından taviz vermemeli, geleneklerinden ve yaşam tarzından utanmamalı ve kendini saklamamalıdır. Bu millet müslümandır, müslümanlık bu milletin çimentosudur. Dindar görünmekten çekinen, çağdaş görünmek için hanımının bile başörtüsünü çıkartan riyakâr ve yapmacık Müslüman olmamalı benim vekilim.

Benim vekil adayımın iletişimi güçlü olmalı, iyi konuşmalı, iyi yazmalı, meramını iyi anlamalı, beni de iyi anlamalı. Özellikle Türkçeye hakim olmalı, yazdığı ve yaptığı kanunları anlaşılabilir bir Türkçe ile yazmalıdır. Dolayısıyla partilerimiz entelektüel birikimi olan yazarları da listesine koymalıdır.

Benim vekilim Alevi de Sünni de olabilmelidir. Çünkü bu ülkede Alevi de Sünni de vardır. Ama kimse kimseye üvey ve öz diye bakmamalı, aşağılamamalı, hakaret etmemeli, kimliklere ve kişiliklere saygı duymalıdır.

Benim vekil adayım zengin de olabilmeli, fakir de olabilmeli. Ama milletvekili seçildikten sonra değişmemeli, beni dükkanımda, evimde, mahallemde, köyümde ve şehrimde belli aralıklarla ziyaret etmeli, gönlümü almalı, ihtiyaçlarımı sormalı, Ankara’ya gittikten sonra beni unutmamalıdır. Yani benim vekilim vefalı olmalıdır.

Bu millet eskiden olduğu gibi artık gözü kapalı bir Milet değildir. Tuttuğu partisi önüne merkebi koysa dahi oyunu verecek kadar bağnaz seçmen çok az kaldı. Çok az bağnaz ve önyargılı insanların dışında herkes artık iyiyi, kötüyü ayırabilmekte, kendisine hizmet eden ve edecek olanı seçebilmektedir. Artık kandırma ve kanma dönemi kapanmıştır. Yüzde elli civarındaki oy kaygandır, yüzde elli oyu kimse çantada keklik görmesin. Üç büyük partinin yüzde beşer fanatiği vardır. Kalan oylar bilinçlidir, yanlış gördüğü anda partisini ve adresini değiştirebilir. Bunda gelinen eğitim seviyesinin ve iletişim araçlarının payı büyüktür.

İleride vekil adaylarımda görmek istediğim vasıfları sıralamaya devam edeceğim.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
   Teşekkürü Hak Edenler
   Batı Kof Bir Ağaçmış Meğer
   İşte Gerçek Devlet Baba
   Sevmesek de Savaş Farzdır
   Sabır Şükür Kanaat
   Organize Sanayi Bölgeleri ve Çumra OSB
   Medeniyetimizin Temeli Merhamet
   Hapishaneler Islah Etmiyor
   Proje Okulları Tuttu
   Kış Geldi Hoş Geldi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te