Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
TAHİR HOCAMIZIN ARDINDAN
Pazartesi, 07 Mart 2011 - (00:29)
Recep Öğütçü

“Dünya üzerinde her şey ve her insan fanidir. Baki olan, celal ve ikram sahibi Allah’ın vechidir.” Yani Yaratanın dışındaki bütün varlıklar ölümü tadacaktır. Ölüm ise bir yok oluş değildir, sadece mekân değiştirmektir, Hazreti Mevlana’nın ifadesiyle vuslattır, sevgiliye kavuşmaktır, şeb-i aruzdur. .

İnsanın cesedi dünyaya aittir, topraktan yaratılmıştır, topraktan beslenir ve yine toprak olacaktır. Baki olan insanın ruhudur. Çünkü o Allah’ın nefhasıdır, Allah kendi ruhundan üfürmüştür. Onun için ölenlere öldü demiyoruz, “ölümün acısını tattı” diyoruz,

Televizyon ekranlarında her Cuma günü evimize misafir ettiğimiz Tahir Büyükkörükçü Hocamız, her insan gibi ölümün acını tattı, hiç dilinden düşürmediği Rabbisine nihayet kavuştu. Seksen altı sene gıpta edilecek, bereketi bir ömür sürdü. Bugüne kadar kürsülerden O bizim için dua ederken, bundan böyle biz O’na dua edeceğiz. O bize vereceğini verdi, öğreteceğini öğretti, göstereceğini gösterdi, artık biz O’na vereceğiz, sadakalarımızı ve dualarımızı biz O’na gönderceğiz.

Yirminci asrın ikinci yarısında (1948- 2011) Konya’nın diriltici nefesi ve şakıyan bülbülü olan Hocamız, sadece ceset olarak bu dünyayı terk etti, ama gönüllerde yaşamaya devam edecektir. Nitekim vaazlarından birinde “inşallah ölmeyeceğim, vaaz kasetlerimle gönüllerde yaşayacağım” demişti.

Bizim nesil, Hacı Üveyiszadelere yetişemedi, Ladikli Hacı Ahmet Ağa’yı göremedi. O Konya’nın büyüklerini Konya İmam Hatip Lisesinde okurken hocalarımızdan öğrendik, bir de Tahir Hocamızın vaazlarından duyduk. Tahir Hocamız bizim neslin örneği, öneri ve ışığı oldu. Tahir hocamızın ismi Konya ile özdeş hale geldi. Konya dışındaki insanlara sorsanız; “Konya ismi neleri hatırlatır, neleri çağrıştırır?” Üç şeyi sıralayacaklar: Tahıl ambarı, Mevlana ve Tahir Hoca.

Erbakan Hocamızın hemen arkasından Tahir Hocamızın vefatı ayrı bir tevafuktur. Hayatlarında birbirlerini çok sevmişler, Cenabı Mevla, ahrette de birlikte olmalarını istemiş, yetim –i akran bırakmamıştır. Hadi-i şerifte de, “Kişi sevdiğiyle beraberdir” buyrulmuyor mu?

Allah her ikisine de rahmet etsin, bu dünyada buluşturduğu gibi cennetinde de buluştursun, görüştürsün.

TAHİR HOCAMIZ FARKLI BİR HOCAYDI

Evet, Merhum Tahir Büyükkörükçü Hocamız, Konya’mızın son medrese kökenli icazetli âlimlerindendi. Yirminci asır Konya’sının Mevlana’sıydı. Vaazlarında hep Mevlana’yı anlatırdı, Mevlana’nın beyitleriyle konuşurdu. Binlerce Mesnevi beyti gönlündeydi, hafızasındaydı. Vaaz kürsüsüne çıkınca uykular açılır, insanlar coşardı, gözlerden yaş akardı. Adeta yağmurun toprağa can verdiği gibi kalpler can bulurdu vaazlarıyla. Artık Kapı Camiinin kürsüsü öksüz, cemaati yetim kaldı. Artık Kapı Camii kürsüsünden Ladikli Ahmet Ağa’nın ruhuna Fatihalar gönderen, O’nunla yaşadığı hatıralarını anlatan olmayacak. Artık Kapı Camiinin kürsüsünden Hazreti Mevlana’nın mübarek beyitlerini O’nun kadar içli ve coşkulu kimse anlatmayacak.

Tahir Hocamızın farklı bir tarzı ve üslubu vardı. Tane tane anlatırdı, şiir gibi konuşurdu, gönüllere hitap ederdi. Sözleri kalplere bir mızrak gibi saplanır, insan günlerce o sözlerin tesirinde kalırdı. Çünkü Hocamız söylediğini bizzat yaşardı, yaşayarak anlatırdı, örnekleri hayatından verirdi. O vaaz için yaratılmıştı, Rabbimiz O’nu Konyalıya hatta Türk insanına bir lütuf olarak göndermişti. ,

Bir vaazında anlatmıştı: Gençliğinde ilk çıktığı vaazlarından birinde Cibril hadisini anlatacaktı, uzunca bir hadis olduğu için not almıştı, ama aldığı notu evde unutmuştu. Besmeleyi çekmiş ve Rabbine sığınmış ve vaaza başlamıştı. Sanki kalbine yazılmıştı. Sanki Cebrail arkasından destekliyordu. O, o gün virgülünü dahi unutmadan Cibril hadisini ezberden anlatmıştı. Kendisi bile anlattığına inanamamıştı.

Hocamız müttakice yaşıyordu. Onun için tesirliydi. Vaazlarında zaman zaman “ah ah!” demesi varya, insanın ciğerlerine işliyordu.

Son yıllarda Konya televizyonundan yayınlanan vaazlarının tiryakisi olmuştum. Cuma günleri KON TV’yi açıyor, O’nu dinliyordum. Çoğu bildiğim konulardı ama dinledikçe içim açılıyor, ruhum dinleniyordu. Günün hay huyu içinde kalbimde oluşan katılıklar yumuşuyor, paslar siliniyordu.

Tahir Hocamız, sadakay-ı cariye olan kasetleriyle evlerimizde ekranlarda yaşamaya, kalplerimizi yumuşatmaya devam edecek. Çünkü üç kişinin amel defteri kapanmaz buyurur Efendimiz. Bunlar; sadakay-ı cariye sahibi kul, faydalı ilim ve eser bırakan alim ve kendisine dua edecek hayırlı evlat yetiştiren ebeveyn. Tahir Hocamızda bu üç haslet de vardı. Binlerce kaseti ve sidisiyle, yazdığı kitabıyla sakay-ı cariye ve ilmi eser sahibidir. Yine Abdurrahman Büyükkörükçü gibi hoca ve salih bir evlat bırakmıştır.

Nice alimler biliriz, ne bir eser bırakabilmiş, ne hayırlı bir evlat. Hayırlı evlat sahibi olmak bir lütuftur. Tahir Hocamız da o lütfa eren hocalardan biridir.

Allah makamın cennet etsin, rahmetiyle ruhunu kuşatsın, bizleri de şefaatine nail etsin. Geride kalan evlatlarına Allah sabırlar versin. Abdurrahman Hocama da başsağlığı dilerken, babasının bıraktığı boşluğu doldurmasını ve hayırlı hizmetine devam etmesini isteriz. .

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
   Teşekkürü Hak Edenler
   Batı Kof Bir Ağaçmış Meğer
   İşte Gerçek Devlet Baba
   Sevmesek de Savaş Farzdır
   Sabır Şükür Kanaat
   Organize Sanayi Bölgeleri ve Çumra OSB
   Medeniyetimizin Temeli Merhamet
   Hapishaneler Islah Etmiyor
   Proje Okulları Tuttu
   Kış Geldi Hoş Geldi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te