Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
At Binenin Kılıç Kuşananın
Salı, 08 Mayıs 2018 - (16:51)
Recep Öğütçü

Hükümet veya devlet, yine kesenin ağzını açtı, yıllardan beri beklenen birçok ihtiyaca cevap verdi, el uzattı, birçok yaraya şifa oldu.

Bunların başında imar affı geliyor. Öğrendiğimize göre, on üç milyon civarında evin bir kısmının iskan ruhsatı yok, bir kısmı kaçak yapılmış, bir şekilde elektriği- suyu bağanmış. Bu evlerin bugün için birçoğu arsa olarak görünüyor, dolayısıyla devlet emlak vergisini arsa üzerinden aldığı için zarar görüyor. Yıllardan beri insanlar bekliyordu, evlerinin iskan ruhsatının verilmesini. Devlet ne keserse onu yiyecekti, vergisini verecekti, yeter ki ruhsatları verilsin, evini alıp satarken para etsin.

Evet, bundan sonra iş belediyelere düştü, gerekli değerlendirmeleri yapıp ruhsatlar verilecek ve devlete büyük bir kaynak oluşacak. Bu kaynağı da devlet emekliye, yetime, öksüze, dar gelirliye kullanacak, yani halka döndürecek. Yani devlet birilerinden alıp birilerine verecek. Yani devlet, emekliye yılda iki defa vereceği iki bin lira ikramiyeyi, emeklinin ruhsatsız yaptığı evi için geri alacak, alan da veren de menün olacak, emekli parasız evinin ruhsatını almış olacak.

Birileri, "bu kaynak nereden?” diye soruyor. Kaynak yine millet. Çünkü devlet dediğimiz aygıtın, tüzel kişiliğin tüm kaynağı milletindir. Yani devlet milletten alır, millete harcar.

Devletin tarifini yapacak olursak; ortak menfaatleri olan, ortak özellikler taşıyan, aynı coğrafyada yan yana yaşayan, kültürel yakınlığı olan, uzun yıllardan beri birlikte kader birliği yapan, birbiriyle kan veya din bağı olan bir toplum, kendini güvende hissetmek için, dış ve iç saldırılardan korunmak için, adil bir yönetime sahip olmak için, ekonomik ve siyasi güce kavuşmak için, toplumu bir hedef etrafında bir ve diri tutmak için, dünya nimetlerinin eşit bir şekilde kullanılması için, dünya devletleri arasında söz sahibi ve saygın bir yere sahip olmak için, toplumun kurduğu bir organizasyon ve siyasi tüzel kişiliktir devlet. Bir devletin devlet olması ve ayakta durması için üç ayak gerekir: 1-İç ve dış güvenliğini sağlamak için ordusu- güvenlik teşkilatı olur. 2-Vergisi, geliri, maliyesi olur. 3-Yargısı ve hukuk düzeni olur. Diğer hizmetler, yani sağlık ve eğitim gibi hizmetler özel sektör eliyle veya özel sektörle ortak olarak gerçekleştirebilir.

Evet, hükmet veya devlet seçime giderken birçok kolaylıklar, haklar ve sosyal imkanlar getirdi. Ev sahiplerine, emeklilere, vergi ve prim borcu olanlara müjdeler geldi. Bu kaynak nereden bulunacak diyenlere "at binenin, kılıç kuşananın” diyoruz. Devlet veya hükumet bugüne kadar, on altı yıldır bir duvara toslamadan, krizler yaşatmadan getirmişse, bugünden sonra da götürür, bu güvenceyi halka verdi. Vaatlerde bulunduysa kaynakları da vardır. Bize düşen; verilen nimetlerin kadrini bilmektir, bu Hükümete sahip çıkmaktır, yediği tekneye tükürenlerden olmamaktır. Yeni maceralara girmezsek, bu ülkede istikrar olur, istikrar güven ve huzuru getirir, güven ve huzur da büyümeyi, ekonomik gelişmeyi sağlar.

Birileri yine eleştirecektir. "Babasının kesesinden mi veriyor” diyecektir, verilenleri yetersiz görecektir. Ama ne derse desinler, hükümeti idare edenler büyük dualar almaktadır. Mesela, altmış beş maaşı dediğimiz, geçmişte bir yol harçlığı kadar olan, un torbası bile alınamayan aylıklar, bugün neredeyse bir ailenin geçimini sağlayacak miktara ulaştı, asgari ücrete yaklaştı. Yani yaşlı karı- koca ayrı ayrı ayda beşer yüz lira maaş alacak, her eve toplam en az bin lira para girecek. Bu para da köyde kira da vermiyorsa bir yaşlı çifte yeter. Ayrıca devlet, bu insanların kömürünü ve diğer sağlık harcamalarını, bayram harçlıklarını da verince, asgari ücret kadar geliri var demektir yaşlıların.

Hasılı, son altı ayda hükümet devrim niteliğinde birçok icraat yaptı. Önce taşeron işçilerin yarasını sardı, sözleşmeli daimi kadrolara geçirdi, maaşlarında kısmi artışlar oldu. Şimdi de yaşlı maaşlarını iyileştirdi, imar affı getirdi, yılda iki defa emekliye ikramiye verdi. Vergi yapılandırması ve faiz affı geldi. Dolayısıyla toplum hemen her kesimi müjdeler aldı. Böyle bir Hükümet ancak başlarda taşınır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı
   Nerede O Eski Dostluklar

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Mostar Şehidleri…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te