Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
ERBAKAN HOCAMIZIN ARDINDAN
Perşembe, 03 Mart 2011 - (12:11)
Recep Öğütçü

İnsanlar var, seksen beş yıl yaşar, seksen günde unutulur gider. Yine insanlar var, seksen beş sene yaşar, seksen beş asır izleriyle, sözleriyle, davasıyla, hatırasıyla anılmaya devam eder. İşte Erbakan Hocamız da bıraktığı iziyle, sözüyle, hatırasıyla ve davasıyla hep hatırlanacak insanlardan. İlim adamı, dünyanın yetiştirdiği en büyük teknik adam ve sanayici olarak hayata başlayan, daha sonra siyasi hayata atılan, önüne çıkartılan bin bir türlü engelle mücadele eden, sabır ve imanıyla o engelleri aşmayı başaran Hocamız, uzun soluklu bir maraton koşucusu, bir dava adamı, bir devlet adamı, karizmatik bir lider, bir hoca, bir baba ve bir siyasi deha olarak bütün zamanlarda anılmaya ve örnek alınmaya devam edecektir. O’nu yasaklayanlar O’na gıpta edecek, O’nun amel defteri hiç kapanmayacaktır.

Erbakan Hocamız, ülkemizde sadece “sağ”ın ve “sol”un, yani sağcılığın ve solculuğun bilindiği, dünyada ekonomik ve siyasi sistem olarak sadece komünizmin ve kapitalizmin hüküm sürdüğü bir zamanda bizlere, Türk Milletine, İslam alemine, hatta dünya insanına üçüncü bir kurtuluş yolunun olduğunu, onun da “Milli Görüş” ve Adil Düzen olduğunu öğretti. İnanıyorum ki insanlık, özelde milletimiz sonunda Hocamızın savunduğu Adil Düzeni keşfedecek, anlayacak, kurtuluş için Milli Görüş’te karar kılacaktır.

Hocamız siyasi hayatı boyunca kavramlarla konuştu, kavramlar üretti, kavramları konuşturdu, ürettiği kavramların için doldurdu. Kaynağı ilahi olan, söylem olarak patenti O’na ait olan ve O’nun insanlığa sunduğu kavramların ikisi “Adil Düzen” ve “Milli Görüş”tür. Adil Düzen, faizin ve sömürünün olmadığı, herkesin hakça paylaştığı ve hakkını aldığı, ezenlerin ve ezilenlerin bulunmadığı ekonomik sistemdir. O, “milli görüş”ü tarif ederken, milletimizin kendisi, milletin aslına ve özüne dönüşü demiştir.

Profesör Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, siyasi hayatı boyunca kuşdiliyle konuşmak zorunda kaldı. Bazı gerçekleri ve dini ve milli kavramları kendinin ürettiği ve çoklarının hayal zannettiği kavramlarla ifade etti. Adil Düzen, Mili Görüş, Milli Ekonomi, Ağır Sanayi, Hakkın İktidarı, Yaşanabilir Bir Ülke, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Dünya Düzeni gibi söylemler ve kavramlar hep Hocamızın yüksek zekâsından çıkmış tanımlamalardır. Bu kavramları ve tanımlamaları anlamakta güçlük çeken insanımız, O’nun kurduğu beş partiyi de tek başına iktidara taşımamış, %3’le % 22’ler arasında dolaşmış durmuştur. Kendisine üç defa başbakan yardımcısı, bir defa başbakan olarak milletine hizmet etmek nasip oluş, birilerinden (siyonist güçlerden) icazet almadığı için hizmet süresi hep kısa sürmüştür.

Evet, Erbakan Hocamızın dört defa partisi kapatılmış, beşinci partisini kurmuştur. Çünkü O, davasını iktidara taşımak için hep demokrasi içinde kalmak istemiş, sevenlerine hep sandığı göstermiştir. Zorbalığı, terörü, demokratik olmayan yöntemleri asla benimsememiş, kardeş kanının dökülmesine asla müsaade etmemiş, bugün Ortadoğu ve kuzey Afrika ülkelerinin düştüğü kaos ortamını kırk sene önce görmüştür.

Hocamız milliyetçi değildir ama millidir. O’nun savunduğu “millet” kavramının temelinde din vardır.

Hocamız devletçidir ama devleti, milletin hizmetkârı olarak görmüştür. Devlet için milleti feda edenlerden değildir. Devlet millete hizmet etmek için vardır. Ayrıca devleti zayıflatan kurumlar arası çatışmalardan şiddetle kaçınmış, siyasetten uzak duran Orduyu hep baş tacı yapmıştır.

Hocamız antiemperyalisttir, Siyonist hakimiyete ve Siyonist sömürüye karşıdır. Ömrü siyonizmi tanıtmakla ve siyonizmle ( Dünya Yahudi hâkimiyeti ile) mücadeleyle geçmiştir. Hocamız merhamet ve şefkat abidesidir, kibar ve yumuşak insandır. Siyasi hayatı boyunca kaba ve çirkin sözden hep uzak durmuş, öldürmeye gelenler onda dirilmiştir. Koalisyon ortaklarını etkilemiş, birçoğu hidayete ermiştir.

Hocamız seçimlerde aldığı küçük oy oranları karşısında hiçbir zaman paniğe ve ümitsizliğe kapılmamış, hep olumlu ve iyimser bakmış, fikrinden ve zikrinden asla taviz vermemiş, sabrını ve kararlığını sürdürerek tam bir lider ve devlet adamı özelliğini korumuştur.

Hocamızı üç kelimeyle anlatmaya çalışırsak; O, kamil bir müslümandır, anti emperyalisttir, kendisini milletine adamış kararlı ve karizmatik bir liderdir. Allah rahmet etsin, ruhu şadolsun.

ERBAKAN HOCAMIZIN KIYMETİNİ SAĞ İKEN BİLEMEDİK

Türk milletinin veya Türkiye Cumhuriyetinin tarihini yazacak olan tarihçiler, Erbakan Hoca’nın Türk siyasi tarihindeki yerine büyük sayfalar ayıracaktır. Erbakan Hocanın hizmetlerini sonraki nesiller daha iyi anlayacaktır. Nitekim cenaze namazına katılan milyonu aşan insan seli, O’nun anlaşıldığının ve sonradan daha iyi anlaşılacağının işaretini vermiştir. Padişah İkinci Abdülhamid’in hayatında kıymeti bilinmemiş, Padişahlıktan düştükten ve öldükten sonra ülke parçalanmış, Mehmet Akifler, Tevfik Fikretler padişahın aleyhinde söylediklerine ve yaptıklarına pişman olmuşlardır. Bugün o pişmanlıkların aynısı Erbakan Hocamızın arkasından da ifade edilmiş, O’nun kuyusunu kazanlar dahi O’nun büyüklüğünü teslim etmişlerdir.

Evet, Erbakan Hocanın rahley-i tedrisinde yetişen, mitinglerinde bulunan, konferanslarını dinleyen ve bizzat hizmetlerini gören millet olarak Hocanın kıymetini sağlığında bilemedik, güçlü bir şekilde tek başına iktidara taşıyamadık ve Milli Görüş İktidarını doya doya yaşayamadık.

Merhum Erbakan Hoca sadece bizim değerimiz değildi, bütün bir İslam âlemi O’nun gözüne bakıyordu, O’nun işaretini ve iktidarını bekliyordu. İranlı Ayetullah Tasgiri’nin ifadesiyle “O İslam aleminin babası” idi. Ama ömrü vefa etmedi. Talebeleri, dava arkadaşları, milli görüş mektebinden mezun olan öğrencileri Hocamızın hayallerini gerçekleştirecek, Hocamızın gözü arkada kalmayacaktır.

Bizler, yetmişli yıların imam hatip lisesi öğrencileriyiz. Hocamız, 1969’da siyasi hayata atıldığı zaman bizler henüz ilkokul öğrencisi idik. Hocamızın ortağı olduğu 74’deki koalisyon hükümetinin imam hatip liselerinin orta kısmını açmasıyla ve bu okullarının isminin lise olmasıyla birlikte imam hatip lisesine kaydımızı yaptırdık. Bugün tam bir lise eğitimi alan, fark dersleri vermeden üniversite sınavlarına alınan ve bugün önemli köşelerde yerini alan insanlardan olmuşsak bu hakkı Erbakan hocamıza borçluyuz. Hocamızın yetmişlerde attığı tohumlar bugün yeşermiş, talebelerinden Başbakanlar ve Cumhurbaşkanları çıkmıştır. Bugü AK Partiyi ayakta tutan, bürokraside önemli görevler alan, yetmişlerde Hocamızın verdiği şuurla yetişen gençlerdir.

Evet, Hocamızın bizim üzerimizdeki ilk emeği, imam-hatip liselerinin kapatılan orta kısmını yeniden açmak olmuştur. Yedi yıl boyunca lise müfredatı dışında dini eğitim veren, kapıları üniversiteye sonuna kadar açılan imam hatip liseleri, Erbakan Hocanın himayesinde patlama göstermiş, Özal döneminde sayısı altı yüzü bulmuştur.

Konya İmam Hatip Lisesi’nde okuduğumuz yıllarda (1974-1981 arasında) okulumuzun karşısında dört yol kahvehanesi (çayocağı) vardı. Tatil günlerimizde ve derslerimizden arta kalan zamanlarda o kahvehaneye gider, tek kanallı siyah-beyaz televizyondan Hocamızın konuşmalarını dinlemek için can atardık. Bizler yetmişli yılların imam-hatip nesli olarak Necip Fazıl ve Mehmet Akif’in şiirlerini ve Kadir Mısıroğlu’nun ve Mustafa Müftüoğlu’nun tarih kitaplarını okuyarak ve Erbakan Hocamızın siyasi konuşmalarını dinleyerek yetiştik. Türkiye’mizin üzerinde oynanan oyunları, ülkemizin geçirdiği badireleri, mason teşkilatlarının amaçlarını hep Hocamızdan öğrendik. Bugün başarılı olan, rüşvete ve suistimale bulaşmayan ve İslam âlemine açılan bir iktidar varsa, bunun temelinde Erbakan Hocanın gösterdiği ufuk ve kazandırdığı şuur vardır. Bugün İslam âlemine örek ve önder olan bir Türkiye varsa bunun zeminini hoca hazırlamıştır. Bugün teröre bulaşmayan bir Müslüman gençlik varsa, bu meillet bir El Kaide örgütüne yüz vermemişse, bu demokrat şuuru ve bu hoşgörü iklimini Hoca kazandırmıştır.

Hocamız, sadece bir devlet adamı, sadece bir siyaset adamı ve sadece bir ilim adamı değildir. O bir mekteptir ve gönül adamıdır, O bir örnek ve önder insandır. O bir siyasi deha, o bir tarih yapan insandır. Bugün el kaide gibi bir terör örgütü bu memlekette kök salamamışsa, şiddete prim veren bir müslüman gençlik yoksa bu hocamızın verdiği terbiyedendir.

Hocamız, ilk defa halkı ikna ederek, seçim sistemiyle ve demokratik yolla iktidara gelerek milletimizi özüne döndürmek, Anadolu’yu yaşanabilir bir vatan kılmak, yeniden büyük Türkiye’yi ve Yeni bir dünya sistemini kurmak istemiştir. On aylık iktidar döneminde böyle bir sistemin temellerini atmış, D-8 leri kurmuş, havuz sistemiyle denk bütçeyi gerçekleştirmiş, diğer hayallerini talebelerine emanet ve vasiyet ederek gitmiştir. Allah gani gani rahmet etsin, makamı cennet olsun!

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
   Teşekkürü Hak Edenler
   Batı Kof Bir Ağaçmış Meğer
   İşte Gerçek Devlet Baba
   Sevmesek de Savaş Farzdır
   Sabır Şükür Kanaat
   Organize Sanayi Bölgeleri ve Çumra OSB
   Medeniyetimizin Temeli Merhamet
   Hapishaneler Islah Etmiyor
   Proje Okulları Tuttu
   Kış Geldi Hoş Geldi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te