Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Okullarda Kılık Kıyafet Konusu
Salı, 27 Mart 2018 - (15:01)
Recep Öğütçü

Son yıllarda okullarımızda öğrencilerimize tanınan kılık- kıyafet serbestliği veya özgürlüğü, yanlış manzaraları ortaya çıkardı, sokaklarda kimin öğrenci kimin sanayide çırak olduğu bilinmez oldu. Eskiden hangi okulun öğrencisi olduğunu öğrencinin formasından, kıyafetinden bilirdik. Öğrencilerde bir tertip- düzen vardı, öğrenciye yakışır şekilde giyerlerdi. Öğretmen kendi öğrencisini sokakta kıyafetinden tanırdı, yanlış yapan öğrencisini uyarırdı veya öğrenci yanlış yapamazdı.

Okul önlerinde öğrenciler görüyoruz, bunlar bu okulun öğrencisi mi acaba diye şüphe duyuyoruz. Öğrenciler kılık -kıyafetleriyle farklı olmayınca içlerine uyuşturucu satanlar da sızabiliyor. Artık öğrenci de öğretmenini eskisi kadar saymıyor, yanlış yaparsam öğretmenim görür ve cezalandırır korkusu taşımıyor.

Biliyorum, kız öğrencilerimize başörtü takma hakkını verebilmek için umumi olarak kıyafet özgürlüğü getirildi. Okullarda belirli bir kıyafet veya forma giyilmesi de velilerin çoğunluğunun isteğine ve iradesine bırakıldı. Birçok okulumuzda velilerimiz istediği için tek tip kıyafet giyme şartı, okul forması devam ediyor. Ancak çok sıkı bir şekilde denetlenip uygulanmıyor. Tek tip kıyafet adına birçok okulda kıza da erkeğe de pantolon giyme zorunluluğu getirilmiştir. Bu da doğru değildir. İnancımızda ve geleneklerimizde kıyafet noktasında kızın erkeğe, erkeğin kıza bezemesi de kınanmıştır, Peygamber Efendimiz tarafından lanetlenmiştir. Kıyafet seçimi yapan yöneticiler bunu da düşünmelidir.

Dini hassasiyetimizin dışında öğrenciyle sokak çocuğu farklı olmadır. Çocuklarımızın okuluna, öğrenciliğine yakışır şekilde giyinmesi önemlidir. Serbest kıyafeti benimseyen velilerimiz, okullarımız ve idarecilerimiz yeniden düşünmeli. Öğrencilerin hangi okulda okudukları, öğrenci olup olmadıkları bilinmelidir. Kızlar kız gibi, erkekler erkek gibi giymeli, öğrencilerin saç tıraşları, bakımları bile denetlenmelidir.

Evet, bizler asker milletiz. Tek tip kıyafeti, üniformayı, disiplinli olmayı severiz. Yaka-paça açık, sırtında ceketi de yok, sadece bir tişörtle veya bulizle okula gelen bir öğrenciyi ben şahsen tuhaf karşılıyorum. Kıyafet serbestliği olabilir, hiç olmasa serin günlerde öğrencinin üzerinde bir ceketi olsun diyorum. Kıyafetinden dolayı okulu ve kimliği bilinen öğrenci sokakta yanlış yapamayacak, yanlış yaparsa şikayet ederler korkusu taşıyacak.

Evet, eğitimin altyapısı noktasında çok güzel gelişmeler oldu. Modern okullar ve derslikler yapıldı, öğretmen sayımız bir milyonu aştı. Temel eğitim on iki yıla çıktı, taşımalı sistem sayesinde köydeki çocuklar da lise eğitimi almaya başladı. Kılık kıyafet özgürlüğü sonucunda ve seçmeli din ve Kur'an dersleri sayesinde birçok lisemiz ve ilkokulumuz sanki imam- hatip okulu gibi başörtülü kızlarla doldu. Çünkü yüzde seksen oranında başörtü kullanan annelerimiz yetişen ve okuyan kızlarının da başörtüsü kullanmasını istiyorlar. Bu kızlarımızın bir kısmı geleneksel olarak başını örtüyor, bir kısmı da inancının sesiyle örtüyor. Önemli olan o milli ve dini kıyafetimizi taşımış olmalarıdır, sevindirici bir gelişmedir. Ancak kızlarımızın diğer kıyafetleri, giyim-kuşamları hiç de inançlarımızla, geleneklerimizle bağdaşmıyor. Başörtüleri, o daracık kıyafetlerin, pantolonların üzerinde eğreti duruyor. Daracık pantolonlar, taytlar öğrencilerimizin vakarına, haya ve edebine zarar veriyor ve bu kıyafeti alışkanlık halinde ileri yaşlarda da devam ettiriyor. Dolayısıyla dinimizin emrettiği, öngördüğü tesettür yozlaşıyor, gayesinden uzaklaşıyor, yapmacık hale geliyor. Tesettür dediğimiz kavram tek başörtüsüne indirgenmiş oluyor.

Kız öğrencilerimiz tesettür noktasında şuurlandırılmalı, hiç olmasa başörtüsü kullananlar uyarılmalıdır. Bu konu sadece cami hocalarının görevi değil, velilerimizin de, öğretmenlerimizin de görevi. Kırmadan, dökmeden, soğutmadan, sıkmadan anlatılmalı, dar pantolon furyasının-afetinin önüne geçilmelidir.

Evet, havalar ısındı, kızlarımız daha serbest giyinmeye başladı. Burada din dersi ve ahlak öğretmenlerimize görev düşüyor. Korkularımızı, endişelerimizi üzerimizden atıp bir baba şefkatiyle kızlarımıza yaklaşıp tebliğ, irşat, nasihat ve ikazlarımızı yapmalıyız. Tesettürün bir bütün olduğunu Nur Suresinin de mealini okutarak anlatmalıyız. Allah hayamızı, edebimizi nefsimizden ve neslimizden almasın. Ataların yolunda biz biz olarak kalalım, nur yüzlü ninelerimizi unutmayalım. Peygamber Efendimiz buyurur: "Haya imandandır. Haya imandan bir şubedir. Utanmadıktan sonra dilediğini yap.” Bir kibar-ı kelamda da ifade edilir: "Edep bir taç imiş Nur-u Hüda'dan/ Giy ol tacı, emin ol her beladan.”

Birçoğumuzun duvarında asılıdır: Edep Ya Hu!

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı
   Nerede O Eski Dostluklar
   Edeb Ya Hu!

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Yüzakı Müslümanlar
Mehmet Ali Tekin
PKK'nın Anası Mason 12 Eylülcüler
Recep Öğütçü
İmam Hatip Konusu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te