Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Devlete Arkasını Dayayan Dayı Oluyor
Pazartesi, 05 Şubat 2018 - (12:01)
Recep Öğütçü

Bilindiği gibi bir milyon civarındaki taşeron işçisi kadrolu kamu işçisi oldu. Patronların iki dudağı arasında endişeyle bekleyen, bugün işten atalarsa diye her gün korkuyla yaşayan binlerce işçinin yüreğine su serpildi, korkusu gitti, işinin devamı noktasında güvenceye kavuştu.

Bir hastalığımız var ki, sırtımızı kamuya- devlete dayayınca adeta dayı oluyoruz, amiri- müdürü- başkanı takmıyoruz. Daha doğrusu kadroya geçince taşeronda- özel şirkette çalışırken gösterdiğimiz performansı göstermiyoruz. Çünkü kimseye minnetimiz kalmıyor, devlet bizi taşımak zorunda diyoruz. Kamu işçisi de olsak, memur da olsak çoğumuz aynı şekilde düşünüyoruz, daha çok üretmek, daha çok çalışmak yerine sekiz saatlik mesaiyi doldurmaya çalışıyoruz. "Bu devleti ben mi kurtaracağım, çalışan da çalışmayan da aynı ücreti alıyor, zorum ne de daha çok çalışayım” diyoruz. Görülmeyen, duyulmayan yerde kaytarmak düşüncesi maalesef büyük bir kesime hakim.

Evet, iş, insanın karakterinde, vicdanında düğümleniyor. İnsan (yani amir, müdür, başkan) görmese de Yaratan görür diyen, helal kazanca inanan insan lazım bize. Nefisine ve şeytana yenik düşmeyen, vicdanının sesini dinleyen, "bu devlet gemisi batarsa biz de batarız” diyen karakter sahibi, vicdanlı, imanlı işçiler, memurlar lazım bize. Aksi halde bu devlet gemisi bu sıkleti çekmez veya bir yerden delinir ve gemi batar.

Geçen gün Bozkır’da bir köyümüzün (mahallemizin) muhtarıyla konuştum. Muhtar, köyüne gelen kamu işçileriyle ilgili konuştu, hem memnundu hem şikâyetçiydi. Şunları söyledi: "Karayollarından, Devlet Su İşlerinden işçiler ve araçlar geldi, köyde günlerce çalıştılar, işçilerin ekmeklerini verdim, ilgilendim. Çalışmalarını, performanslarını beğendim, zamanında işe başladılar, zamanında bıraktılar, ellerinden geleni yaptılar, hilelerini görmedim. Hatta "biz aldığımız parayı çocuklarımızla yiyeceğiz, helal ettirmeliyiz muhtar” dediler. "Öbür taraftan belediye işçilerini de izledim, hakkıyla çalışanını görmedim. Günde iki saat çalışıp gittiler. Belediyelerde denetim şart” dedi Muhtar.

Evet, her kurumun çürüğü de sağlamı da var. İşinin ehli olan, işinin hakkını veren de var, amirin görmediği yerde kaytaran da var. Kimi cüzdanına girene bakar, kimi vicdanının sesine bakar. Kimi " belediye hakkım olan maaşı vermiyor” der kaytarır, kimi "bulduğum işe şükür” der hakkıyla çalışır. İşte burada dini eğitimin, Allah korkusunun önemi ortaya çıkıyor. İşçi haramı -helali bilmeli, her an Allah’ın gözetiminde olduğunun şuurunda olmalı. Bir de amirler, müdürler, başkanlar, çalışanları vicdanlarına bırakmamalı, başlarında gitmeli, denetlemeli, sahaya inmeli, izlemeli, çalışanı-çalışmayanı kendi gözleriyle görmeli, çalışanı mükâfatlandırmalı, çalışmayanı cezalandırmalı. Kadrolu olunca kaytarmayı düşünen işçimiz varsa, bir daha düşünsün diye bu satırları yazdım.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı
   Nerede O Eski Dostluklar
   Edeb Ya Hu!

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Yüzakı Müslümanlar
Mehmet Ali Tekin
PKK'nın Anası Mason 12 Eylülcüler
Recep Öğütçü
İmam Hatip Konusu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te