Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
İÇKİ ÜZERİNE TARTIŞMALAR
Cuma, 14 Ocak 2011 - (18:59)
Recep Öğütçü

Geçen hafta Alkol ve Tütün Mamulleri Denetleme ve Düzenleme Kurulu, bir yönetmelik yayınladı. Arkasından tartışmalar başladı. Bir kısım medya da benzinin üzerine ateşle gitti. Bir kısım sol ve liberal mihraklar hükümeti yerden yere vurdular. Rejimin tehlikeye girdiğini, yasakçılığın daha da yayılacağını, bu yasağın dinle bağlantılı olduğunu, özgürlükle ve laiklikle bağdaşmadığını, dolayısıyla şeriat devletine doğru gittiğimizi her platformda ifade ettiler.

Hükümet kanadı ise genel bir yasaklamanın olmadığını, sadece çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için bazı kısıtlamalar getirildiğini, bu kısıtlamaların Avrupa’da ve Amerika’da da olduğunu belirttiler ama birileri için inandırıcı olamadılar.

Evet, yayınlanan yönetmeliğe göre, açıktan içki sunumu, içkiyi özendirecek şekilde açık kır düğünlerinde ve şölenlerde içki dağıtımı yasaklandı. Belediye mücavir alanı dışında, yol boylarındaki restoranlarda içki içmek ve sunmak yasak kapsamına girdi. Yirmi dört yaşına kadar gençlerin bulunduğu ortamlarda, bakkallarda ve marketlerde açıktan gıda maddeleriyle karışık olarak içki satılması da yasaklandı. Daha doğrusu içkiye ulaşım kısıtlandı, zorlaştırıldı. Yüzde doksandan fazlası Müslüman dediğimiz bir ülkeye de bu yakışırdı. Gecikmiş bir uygulamadır ama yinede ilgilileri kutluyorum.

İçki içmenin ve içki satmanın özgürlükle, laiklikle, demokrasiyle, medenilikle ve çağdaşlıkla alakası yoktur. Bütün çağdaş ve demokratik ülkelerde gençliği kötü alışkanlıklardan korumak ve aile kurumunu ayakta tutmak için tedbirler alınmıştır, alınmaktadır. Bizim ülkemizde de anayasanın kırk sekizinci maddesi devlete ve hükümete çocukları ve gençleri kötü alışkanlıklardan koruma görevini vermektedir. Anayasamıza göre Devlet, çocukları ve gençliği, uyuşturucu ve sağlığa zarar verici her türlü kötü alışkanlıktan korumak için tedbir alır. Hükümet de bunu yapmıştır. Üstelik yasak diye bir şey de yoktur, sadece kısıtlamalar gelmiştir. Yine içen içecektir, satan satacaktır. Ama bir disiplin içinde olacaktır. İçkinin satımı ve içimi ayakaltında olmayacaktır.

İçki kısıtlamasına bir de zararları açısından bakmak gerekir. Evet, trafik kazalarının yüzde otuzu sarhoşluk nedeniyledir. Siroz, karaciğer yağlanmaları ve nörolojik birçok hastalıkların sebebi içkidir. İçki yüzünden yıkılan yuvaların haddi hesabı yoktur. Yıkılan yuvaların, boşanmaların yüzde yirmisi içki yüzündendir. Ayıca alkoliklik sebebiyle erken emeklikler ve iş kayıpları yaşanmakta, işyerlerinde verimlilik düşmektedir.

Şehirlerin kenar semtlerinde, emniyet güçlerinin olmadığı sokaklarda sarhoş naralarından insanlar rahatsızdır, çocuklar ve kadınlar sokağa çıkamamaktadır. Sarhoşluk yüzünden yapılan kavgalar, yaralama ve öldürme olayları her gün gazete manşetlerindedir.

İÇKİ SAVUNULAMAZ

Televizyonlarda Hükümetin içki kısıtlamasına karşı çıkanları seyrediyorum da düştükleri acıklı duruma acıyorum. İçkinin faydalarını bile sıralayanlar var. Bunlar bir sarhoşun bıçak darbesiyle yıkılınca veya bir sarhoşun arabasının altında kalınca anlarlar ama iş işten geçmiş olur. Bu zavallılar içki yüzünden dağılan yuvaları görmüyorlar, uyuşturucudan telef olmuş gençleri düşünmüyorlar. İçki uyuşturucunun kapısıdır. İçkiyle başlayanlar uyuşturucuyla hayatlarını noktalarlar.

Dinimizde sarhoşluk veren bir şeyin azı da, çoğu da haramdır. İnancında samimi hiçbir müslüman içki içemez ve içkiyi savunamaz. Yine özgürlükler ve demokrasi adına hiçbir demokrat da içkiyi savunamaz, içki bir insan hakkı diyemez.

İnsan hakları açısından baktığımız zaman da, alkolik olarak kendi sağlığına zarar vermek bir hak değildir. İnsanın kendini intihar etme hakkına sahip olmadığı gibi, içki içerek sağlığını tehlikeye atmaya da hakkı yoktur. İnancımıza göre insanın canı da, sağlığı da, malı da, çocuğu da emanettir. Onları dilediği gibi kullanma ve harcama hakkı yoktur. İnsan Rabbinin yasaklarına ve haram sınırlarına uymak zorundadır. Kaldı ki bütün yasaklar insanın mutluluğu içindir.

Bütün bunlar görülürken ve yaşanırken içki kısıtlamasını eleştirenleri anlamak mümkün değildir. Onların sesinin çıktığı kadar dindarların sesi çıkmamaktadır.

İçen sadece kendinse zarar vermiyor, aileler çöküyor, çocuklar ortada kalıyor, sokaklarda güven kalmıyor, düğünlerde ve törenlerde cinayetler işleniyor, düşmanlıklar oluşuyor, trafik kazalarında can ve mal kayıpları yaşanıyor

Özgürlükler açısından bakarsak, içenin özgürlüğü kadar içmeyenin de özgürlüğü önemlidir. Kaldı ki bu millet müslümandır, çoğunluğu da haram olduğu için içki içmemektedir. Açıkta içmek, gençleri özendirecek şekilde açıkta alıp satmak içmeyenlere saygısızlıktır, onların özgürlüğünü hiçe saymaktır.

AK Pati Hükümeti doğru bir adım atmıştır. Ancak yasaklar ve kısıtlamalar bazen inat ve ısrarı da beraberinde getirir ve içki tüketimini artırabilir. Bu yönetmelik eğitimle desteklenmelidir. Okullarımıza yeni dersler konulmalı, kötü alışkanlıkların sonuçları örneklerle anlatılmalı, dini duygular daha canlı tutulmalıdır.

Öbür taraftan maddi tedbirler de alınmalı, içki içenlere yeşil kart verilmemeli, içenlerin sigorta sağlık primleri artırılmalıdır.

Sonuç olarak, inancımız açısından, sağlığımız açısından, huzurumuz ve güvenliğimiz açısından, aile kurumumuz açısından içkiye ulaşım kısıtlanmalı, bu yasaklar ve kısıtlamalar eğitimle desteklenmelidir. En büyük zenginliğimiz olan gençliğimizi korumak için her fedakârlığa katlanmalıyız. İçkiden gelecek üç kuruş gelir için gençlik gibi bir zenginliği feda etmemeliyiz

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
   Teşekkürü Hak Edenler
   Batı Kof Bir Ağaçmış Meğer
   İşte Gerçek Devlet Baba
   Sevmesek de Savaş Farzdır
   Sabır Şükür Kanaat
   Organize Sanayi Bölgeleri ve Çumra OSB
   Medeniyetimizin Temeli Merhamet
   Hapishaneler Islah Etmiyor
   Proje Okulları Tuttu
   Kış Geldi Hoş Geldi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te