Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
10 ARALIK İNSAN HAKLARI GÜNÜ DOLAYISIYLA
Cuma, 10 Aralık 2010 - (19:51)
Recep Öğütçü

Bildiğiniz gibi zamanımızda dünya insanı, senenin belirli günlerine özel anlamlar yüklemiş, belirli günleri anma ve hatırlama günleri olarak tespit etmiştir. İşte 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü de, bu özel anma ve hatırlama günlerinden birisidir.

1948’de Birleşmiş Milletler tarafından İnsan Hakları Beyannamesi yayınlanmış, 10 Aralık günü de insan hakları günü olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Ülkemizde de son yıllarda hükümetimizin özel gayretleriyle insan hakları konusunda mesafe alınmış, il ve ilçelerde İnsan Hakları Kurulları oluşturulmuş, özgürlükler genişletilmiş, referanduma sunulan son anayasa paketindeki birçok maddede de insan haklarına ayrılmıştır.

Aslında insan haklarını Batı’dan veya Avrupa’dan almış veya öğrenmiş bir millet değiliz. Bizim kültürümüzde, bizim tarihimizde insan haklarıyla ilgili çok daha güzel örekler vardır. Bizim tarihimizde hayvan haklarıyla ilgili vakıflar kurulmuş, atalarımız yaralı hayvanları tedavi etmişler, güvercinleri yemlemişler, evlenemeyen gençlere çeyiz yardımları yapmışlardır. bugün bu tür vakıf ve dernekler az da olsa vardır.

BM İnsan Hakları Beyannamesinden on dört asır önce irat edilen Peygamberimizin Veda Hutbesi, daha ileri bir insan hakları beyannamesidir. Veda Hutbesinde dile getirilen bir kaç başlığı hatırlayacak olursak; Peygamberimiz, “Ey insanlar” diye hitap ettiği hutbesinde, özellikle kadın haklarına dikkat çekmiş, “kadınlarınızın sizin üzerinizde hakları vardır, onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin” buyurmuştur. Bugün bile en büyük sömürü aracı olan faizi kaldırmış ayaklarımın altında çiğniyorum demiştir. Yine “şu beldeniz nasıl mukaddes ise, bu aylarınız nasıl kutsal ise, kanlarınız, mallarınız, namuslarınız da o kadar mukaddestir, birbirinize haramdır.” buyurmuştur.

Evet, insan hakkı dediğimiz zaman, bir insanın doğuşundan sahip olduğu, yaşama, inanma, ibadet eme, eğitim alma, çalışa vb. bütün hakları anlıyoruz. İslam fıkhı, bu hakları beş maddede toplamış; “malı muhafaza, canı muhafaza, nesli muhafaza, dini muhafaza ve aklı muhafaza” diye formüle etmiştir.

Öncelikle insanın canı muhafaza altında (can güvenliği) olmalı,, insana hür olarak yaşama hakkı tanınmalıdır. İnsan sağlığını, yaşam kalitesini koruyucu her türlü tedbirler alınmalı, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” felsefesi hakim kılınmalıdır. İkinci olarak insanın malı, mülkiyet hakkı da korunmalı, her türlü hukuki ve güvenlik tedbirleri alınmalı, faiz ve haksız kazanç yoluyla insanların sömürülmesine izin verilmemelidir.

İnsanın inanma, inandığını yaşama, inandığı gibi giyinme özürlüğü en önemli insan hakkıdır. Biz buna dini bir terim olarak “dini muhafaza” diyoruz.

Akı muhafaza dediğimizde, fikir ve düşünce hürriyetinin verilmesini, aklı yok eden uyuşturucu ve sarhoş edici maddelerden insanların korunmasını anlayabiliriz. Son olarak “nesli muhafaza”nın anlamı, insanların evlenme hakkıdır, evliliğin kutsal bir müessese olarak korunmasıdır, insanların iffet ve namuslarına saygı duyulması ve zinanın yasaklanmasıdır, aileyi koruyucu kanuni tedbirlerin alınmasıdır..

Bugün bu beş başlıkta da ilkemizin yanlışları ve eksikleri vardır. Hala kadınımız başını örterek veya inancına uygun giyinerek eğitim alma ve çalışma haklarından ve özgürlüğünden mahrumdur. Bugün aile müessesesi korumasızdır, evlilik hayatının dokunulmazlığına ve kutsallığına saldırılar vardır Boşanmalar gittikçe artıyor, zinayı önleyici kanunlar yetersizdir. Metres hayatı giderek yayılıyor. Yine insan sağlığına aykırı olan sigara ve içki gibi zararlı maddeler alınıp satılıyor.

Şu halde insan sadece bedenden ibaret bir varlık değildir. Onu ruh dünyası da bilinmeli, ruh sağlığı korunmalıdır İnsanların dinlerine ve dillerine göre ayrımcılıklar en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.. Günümüzün iletişim araçlarının aileye verdiği zararlar için tedbirler alınmalıdır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
   Teşekkürü Hak Edenler
   Batı Kof Bir Ağaçmış Meğer
   İşte Gerçek Devlet Baba
   Sevmesek de Savaş Farzdır
   Sabır Şükür Kanaat
   Organize Sanayi Bölgeleri ve Çumra OSB
   Medeniyetimizin Temeli Merhamet
   Hapishaneler Islah Etmiyor
   Proje Okulları Tuttu
   Kış Geldi Hoş Geldi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te