Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Hocalarımız Libyalı Çoban Kadar Olsalar
Pazartesi, 22 Mayıs 2017 - (02:12)
Mahmut Toptaş

Hani bir hikâye vardır, güya Kanuni Sultan Süleyman defnedilirken, bir sandığın da kabrine gömülmesini vasiyet etmiş.

Kabre tam konulacağı sırada, Şeyhul İslam Ebussuud Efendiye, durum bildirilmiş. O da, bu vasiyetin yerine getirilmesinin caiz olmayacağını söylemiş ve sandık kabre gömülmemiş.

Ama içindekini merak etmiş.

Bir heyetin huzurunda, sadığı açmışlar. Bir de ne görsün, sultanlığı müddetince Ebussuud’dan aldığı fetvalar varmış sandığın içinde. Ebussuud efendi başlamış ağlamaya. “Sen yaptıklarının dayanağı olarak beni gösterdin Rabbine, ya ben kimi göstereyim.” demiş.

Krala, şaha, padişaha, sultana, cumhurbaşkanına, valiye, muhtara göre değil; Kur’an-ı Kerim’e ve Sünneti seniyyeye göre fetva verenler, iki dünyada da ağlamazlar inşallah.

Nureddin Zengi (Hicri 501-569, Miladi 1118-1174) bir diğer meşhur adı da Nureddin Şehid’dir. (Allah rahmet etsin) Atabeg olduğunda, ülkede anarşi almış yürümüş imiş. Yönetici kadro bu konuyu görüşmek üzere toplanırlar ve suçluları sindirmek için, geçici olarak Şeriatın istediği delilleri aramaktan vazgeçip; katı ve acımasız davranarak, güvenliğin sağlanmasına, güvenlik sağlandıktan sonra Şeriat hukukuna geçilmesine, karar verirler.

Bu kararı, Zengi’nin hocası Ömer Mevsıli, yazılı hâle getirir ve Zengi’ye sunar. Zengi, mektubu okuduktan sonra, hemen arka yüzüne şöyle yazar:

“Bunu yapmaktan Allah’a sığınırım. Ben herhangi bir kişiyi, Şeriatın aradığı delillerle suçunu ispat etmeden cezalandırmam. Ve yine ben, herhangi bir kişinin suçu, şeri delillerle isbat edilmişse, cezasını uygulamada gevşek davranmam.

Yoksa ben sizin teklifinize uyarsam, kendi aklını Allah’ın ilminden ve şeriatından üstün görenler, gibi olurum.

Eğer bu şeriat, kulların işlerini düzenlemede yeterli olmasaydı; Allah, peygamberlerin sonuncusunu, bu şeriatla göndermezdi.” diye yazdı mektubu ve hocasına gönderdi.

Hocası acı acı ağladı. “Bu sözleri aslında benim söylemem gerekirdi.” dedi ve tevbe etti. Hafız Makdisi der ki, Zengi, şeriata göre hareket etti, ülke düzeldi, güvenlik sağlandı. Hatta güzel bir kadın, ülkenin en uzak yerinden yola çıksa, yanında en değerli mücevherler olsa, malına da namusuna da kötülük kasdıyla dokunan kalmadı,” diyor.

Çok değerli âlimlerimiz, Nureddin Zengi için, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali (Allah hepsinden razı olsun) Ömer bin Abdülaziz’den sonra, halifeliğe en layık insan olarak görürler.

Aman aman sayın hoca arkadaşlar, hocalar İslam demek değildir, ama İslam’ı temsil ediyorlar. Para, makam, şan ve şöhretin tamamının getirisi cennetin bir gülüne değmez. “Cennet veresiye, para, makam, şan ve şöhret peşin. Ben peşini severim.” Dersen; o zaman hiç değilse, Libyalı çobanın yaptığını yap.

Ömer Muhtar, İtalyanlar tarafından asılırken seyreden çoban, gözyaşları içinde Kur’an okur. İtalyan komutan, tercümanla beraber yanına gelip, neden okuduğunu sorar. Ömer Muhtar için Kur’an okuduğunu söyleyince Komutan: Bu adam, benim üç komutanımı öldürdü. Benim komutanlar için de oku.” der.

Kâfire Kur’an okunmayacağını söyleyince, tercüman terceme etmez ve çobana “Okumazsan seni öldürecek. Bir şeyler oku ve kelleni kurtar.” der.

Çoban başlamış Hakka süresinden okumaya:

30- (Meleklere) «Onu yakalayın bağlayın»

31- Sonra cehenneme sallayın.

32- Sonra boyu yetmiş arşın olan, zincire bağlayın.

33- Çünkü O, yüce Allah’a inanmazdı.

34- Fakirin yemeğine teşvik yapmazdı.

35- Onun için, burada onun hiçbir dostu yoktur.

36- İrinden başka yiyecek yoktur.

37- Onu ancak hata yapanlar yer. (Hakka süresi ayet 69/30-37)

İtalyan teşekkür etmiş ve defolup gitmiş.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Demokrasi Cilvesi
   Çağ İslam’ın ekim çağıdır
   Sekiz milyar bize lazım
   Hiçbirimiz Masum Değiliz
   Arabuluculuk
   Çocukken ölenler cennetliktir
   İnsanı ve Çevreyi Kirletenler
   Herifler, İslam'a düşmanlar
   Faydasız İlimden Allah’a Sığınırım
   Kimin kuluyuz?
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Demokrasi Cilvesi
Mehmet Ali Tekin
Eyyüb el Ensari Bize Ne Öğütlüyor?
Recep Öğütçü
Hanelerimizin Misafiri Ramazanı Ağırlarken
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te