Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Şubat Ayı Şehidlerimiz (3)
Çarşamba, 16 Mart 2016 - (15:29)
Mehmet Ali Tekin

tekin.mehmetali@gmail.com

Süleyman Akyüz 20 Şubat 1993 Mersin

Şehidler ayı olarak bilinen Şubat ayının 20’sinde, Mersin bir şehid daha kazandı. Mersin Müslümanları arasında, sevilen bir şahsiyet olan Süleyman Akyüz, 20 Şubat sabah namazından sonra açtığı dükkanında, PKK timleri tarafından şehid edildi.

İsmail Çelik 23 Şubat 1993 Siirt

23 Şubat 1993 Ramazan-ı Şerif’in ilk akşamı... Yüce Rabbimizin rızıklandırdığı, kendilerine “Adn cennetleri, kevser havuzu sularını bağışladığı, Hizbullah ordusunun başkomutanı ve tevhid davasının önderi Hz. Muhammed’le (sav) buluşturmakla şereflendirdiği aziz şehidler kervanına, iki şehid daha katıldı. Urfa’lı İsmail Çelik ve Batman’lı Mehmet Oğuz. Risale-i Nur talebelerinden, ehl-i zikir, ehl-i tesbih, fedakâr, cömert, Hizbullahi bilinç sahibi, Hz. Muhammed’in aşığı, Müslümanlara karşı şefkatli, nesl-i imanlı oluşu için ihlasla çırpınan değerli şehid, aziz şehid Şanlı Urfa’lı İsmail Çelik.... Öğretmen ama davasının öğretmeni ve eğitimcisi.... Yetimler safına katılan Bilal’in babası.... Kendisine “Allah ne güzel vekil ve ne güzel dosttur” ilahi aşkını hatırlatan, Hasbi’nin ve minicik mücahide Zuhal’in babası..... Okulunda öğrencilerinin Kuran öğretmeni....

İsmail Çelik, Siirt’in Kurtalan İlçesi’ne bağlı Kayabağlar (Zokayt) Köyü’nde sevilen, sayılan bir şehid.... Kafir, zalim, sosyalist, Müslüman Kürt halkının hainleri PKK çetesi tarafından, onlarca kurşunla vuruldu.

Metin Yüksel 23 Şubat 1979 İstanbul

Şehid Metin Yüksel ile ilgili olarak yazdığım, ŞEHİD METİN YÜKSEL Kardelenlerin Kan Kırmızı Açtığı Gün kitabımdan, bir bölümü sizlerle paylaşıyorum:

POLİSLERİN SİLMEYE CESARET EDEMEDİĞİ...

Vakıflar Yurdu'nun duvarındaki "Hakimiyyet Allahın'dır" yazısı ile ilgili önemli ve hoş bir hatıramı, burada zikretmeden geçemeyeceğim. Metin ile ben birgün, Fevzi Paşa Caddesi'nden, Halıcılar Caddesi'nin karşı kısmına gelen, caminin avlusuna çıkan merdivenleri çıkıyorduk. Oradan da Haydar'da bulunan, Fatih Akıncılar Derneği'ne gidecektik. Bir ekip otosu, caddenin karşı tarafından, İtfaiye-Beyazıt istikametine doğru gittiğini, Metin'in ikazı ile farkettim. Metin birden bana "Bunlar herhalde yazıları silmeye geliyorlar." dedi. Sanki içine doğmuştu. Bunu nasıl hissetiğini, yıllar geçtiği hâlde, hâlâ merak ederim.

Ekip arabası, Kıztaşı'ndaki kavşaktan geri gelip, duvarın dibinde durdu. Ekipte bulunan polislerin biri hariç hepsi, ellerinde kova ve fırçalarla indiler.

Metin polislere:

"Ne yapıyorsunuz?" diye sordu. Ekipte, şöförle birlikte 4 kişi bulunuyordu. Polislerden birisi:

"Bu yazıyı sileceğiz" diye cevapladı.

Metin, pek yumuşak olmayan bir tonla:

"O yazıya sakın dokunmayın!" diye, polislere karşılık verdi.

Polisler bunun üzerine, kova ve fırçaları toplayıp, minübüse binip, gittiler. Metin bana: "Bekleyelim, bunlar buraya gene gelirler" dedi. Nitekim beş-on dakika sonra, aynı ekip tekrar geldi. Minibüsten, yine ellerinde kova ve fırçalarla indiler.

Metin: "N e o? Niye geri geldiniz?" diye sorunca;

Polislerden birisi "Amirimiz emretti. Bu yazıyı mutlaka silmemiz gerekiyor!" diye cevapladı Metin’i. Bu cevap karşısında Metin, çok sinirlenerek:

"Ben de size bu yazıya dokunmayacaksınız, diye emrediyorum!... Eğer dokunursanız (cebinden çıkardığı bir mermiyi göstererek) karnınızı bunlarla doldururum!" diye, oldukça sert sayılabilecek bir ifade ile tehditvari konuştu ve oradan ayrıldık. Derneğe vardığımızda bana "Acaba sildiler mi, ne dersin?" diye, sorarak merakını belirmeye çalışıyordu. Belli ki aklı, oradaki yazıda kalmıştı ve onun kutsal bir emanetmişcesine titizlikle korunmasını vazife telakki ediyordu. O’nun bu heyecan ve tedirginliğini bir parça giderebilmek gayesiyle, O’na: “Merak etme, silmemişlerdir Reis.” dedim. Fakat Metin'in içini bir kurt kemiriyor olacak ki tedirginliği giderek artıyor, bana durmaksızın, "Gidip bir bakalım. Acaba sildiler mi?" diye, üsteleyip duruyordu. Ben de bunun üzerine "Madem çok merak ediyorsun, o zaman arkadaşlardan birisini gönderelim, baksın gelsin." dedim. Bunun üzerine Metin, arkadaşlardan birisini gönderdi. Arkadaş geri geldiğinde, yazının silinmediğini söyledi. Metin buna rağmen, mutmain olmamış olmalı ki, bana gidip bakmamız için ısrar etmeye başladı. Anlaşılan, yazının silinmediğini bizzat gözleriyle görmeden rahat etmeyecek, bana da rahat vermeyecekti. Çaresiz bu defa ikimiz birlikte, dernekten çıkıp, yazının bulunduğu yere geldik. Gördüğümüze inanamadı, yazıya hiç dokunulmamıştı, “HAKİMİYET ALLAH’INDIR”ı cesaret edip silememişlerdi. O an Metin'in yüzünde beliren gülümsemeyi, hâlâ bugün yaşamışcasına çok canlı bir şekilde hatırlıyor ve bunu hiç ama hiç unutamıyorum. Metin o an, çok büyük bir savaş kazanmış, muzaffer ama mütevazi bir komutan gibiydi.

Not: Gözlerimdeki rahatsızlık nedeniyle, yazılarıma bir süre ara vermek zorundayım. Şifaya kavuşabilmem için dualarınızı istirham ediyorum…

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
   Yardımlaşma Yahut da Allah'a Borç Verme
   Heyder Baba… Şehriyar…
   Mostar Şehidleri…
   PKK'nın Anası Mason 12 Eylülcüler
   12 Eylül’e Doğru…
   Kıymeti Takdir Edilemeyen Adam: Gelenbevi İsmail Efendi…
   Bosna Şehidlerinin Öncüsü: Selami Yurdan
   Yokuşlarda Susamak…
   Guccalıların Fır Fır Kanunu
   Mehmet Ali Gündüz Hoca…

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te