Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Eşkıya Kâfir Etkıya Müslüman
Perşembe, 11 Şubat 2016 - (10:33)
Mahmut Toptaş

Şehİr eşkıyası kapitalist patron, dağdaki eşkıyaya soygun emri vermiş.

“Filan yerden filan yere kadar yolculuk yapan kervanın içindeki bir delikanlıda, ağırlıklı bir mal var onu çal gel.”

Eşkıya, kervanı durdurur, bir tane delikanlı vardır ve onun da sırtındaki ağır yükü aldıklarıyla şehir eşkıyasına ulaştırır.

Şehir eşkıyası bakar ki getirilen yük, bir çuval undan ibaret.

Hâlbuki o delikanlıda babasından kalma çok değerli pırlanta vardır.

Dağ eşkıyası undan anlar, şehir eşkıyası ünden anlar.

Dünyanın devletleşmiş eşkıyaları, yine dünyadaki insanların elinden ununu almaya devam ediyorlar.

Yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürüyorlar.

Bu yolda can alırlarken, can da veriyorlar.

Eceli gelmiş canımızı alabiliyorlar, ama Allah’ımıza çok şükür ki imanımızı alamıyorlar.

O iman pırlantasının değerini bilmiyorlar.

Mehmet Akif merhumun:

“İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür...

İmansız olan paslı yürek sînede yüktür!” dediği gibi o imanın değerini bilmiyorlar.

“Tek dişi kalmış” canavar gibi, dünya medyasını ağız olarak kullanan haklıyı haksız, haksızı haklı göstererek, kendi kuyusunu kazmaya devam ediyor.

Batı şehirlerinin kapılarına dayandılar unu ve ünü çalınan mazlumlar.

Yalın ayak, başı açık, kış gününde evsiz-barksız.

Uzaktan eşkıyanın oturduğu yüksek binalara bakarken, emzirdiği çocuğuna sütüyle neler verdiğini bir tek Allah bilir.

Su veremediği çocuğuna, süt veren bu kadının önüne çekilen dikenli tellerin arkasındaki sudan abdest alamayınca, Teyemmümle namaz kılması; eşkıyanın iç dünyasında, birazcık insanlık damarı kalmışsa, çok şeyin değişeceğini görecek bu gözlerimiz.

Oxford, Harvard, Sorbonne üniversitelerinin geliştirdiği kültürle donanmış insanlar, yapıyor bu soygunları.

Bu üniversitelerden yetişen yüzlerce papaz, siyasi, diplomat, patron, Müslüman olmuş; ama eşkıya kapısında dilenme durumuna düşürülen bu mazlum ve mağdurlardan, bu güne kadar bir tek kişi Hıristiyan olmamış.

Eşkıya, en fazla elli yıl yararlanabilir bu dünyanın unundan ve ününden.

Ondan sonra doktoru eşkıyaya “Yağ yemeyeceksin kolesterolün var, bal yemeyeceksin şekerin var, sevgilinle oynaşmayacaksın kalpten gidersin.” diyor.

Koruması da “Dışarı çıkma, teyemmümle namaz kıldırdığınız kadının çocuğunun namlusu, sana çevrilmiş durumda.” diyor.

Eski eşkıya ise, korumasından da korunacak yer arayarak, ömrünü bitirecek ve cehennemi boylayarak, sonu gelmez senelerde, yanmaya devam edecek.

Su ile arasına dikenli tel çekilenin teyemmümle kıldığı namaz, eşkıyanın değerini bilmediği ve gönlünün en değerli yerinde sakladığı iman ise ona sonu gelmez senelerde, cennet hayatını sağlayacak inşallah.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
   Yüzakı Müslümanlar
   Aile Reisinden Devlet Başkanına Kadar
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik
   Türkçe Ezan üzerine

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te