Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Gıybet ve İftira
Pazartesi, 09 Kasım 2015 - (04:45)
Recep Öğütçü

Okuduğum surelerin ve ayetlerin çok zaman mealini ve tefsirini de okumayı severim. İmam -Hatip Lisesinde öğrendiğim Arapça bilgimin de yardımıyla Kur’an’ın mesajını anlamaya çalışırım. Şüphesiz Kur’an-ı Kerim ölülere değil dirilere gelmiştir. Ölülerin ruhuna okumak da rahmete vesiledir.

Kur’an’ın bazı sureleri ve ayetleri var ki, neslimize mutlaka okutumalı, bazı ayetlerin mesajı adeta gönüllere yazılmalıdır. Hucurat Suresinin ayetlerinin her biri birer ahlak yasasıdır. Okullarımızda bu suredeki ayetlerin tefsirini okutabilirsek ahlak dersi olarak yetecektir.

Bir insan büyüklerin yanında konuşma edebini, evlere girip çıkma edebini öğrenmek isterse Hucurat suresini okumalıdır. Gıybet, iftira, tecessüs ve suizan hastalıklarının ilacı oradadır. Irkçılık mikrobunun panzehiri oradadır.

Hucurat Suresinin bir ayetinde buyrulur: “Ey iman edenler, zannın çoğundan (veya çokça zandan) sakının. Zannın bir kısmı günahtır. Ve casusluk yapmayın (gizli kusurları araştırmayın). Birbirinizin de gıybetini yapmayın. (Gıybet yapmak suretiyle) ölü kardeşininiz etini yemeyi sever misiniz? Tiksindiniz değil mi? O halde Allah’tan korkun, Allah tövbeleri kabul eden ve merhamet edendir.” Ayette gıybet etmek ölü eti yemeye benzetilir. Gıybetin bir ilerisi iftiradır.

Peygamber Efendimize sorulur: Bir kimsede var olan bir eksiği arkasından konuştuğumuzda gıybet olur mu? Efendimiz, “Bir insanın sevmediği şekilde bir kusurunu söyleyerek arkasından konuşmak gıybettir. Söylediğiniz kusur onda yoksa iftiradır” buyurur. Aişe validemiz Efendimizin yanında bulunuyorken, bir şey sorup yanlarından ayrılan bir kadının arkasından “boyu ne kadar kısa imiş” deyince, Efendimiz, “Gıybet ettin, tükür ya Aişe” der. Aişe validemiz tükürünce ağzından bir et parçası düşer.

Evet, gıybet, bugün adeta toplumun müzmin hastalığı olmuş. İnsanların yüzüne söyleyemediğimiz birçok suçları arakalarından konuşmayı pek severiz. Gıybetin temelinde kıskançlık ve kibir vardır. Başkalarının başarılarını hazmedemeyen veya çekemeyen insanlar, onları gözden düşürmek için gıybet silahına sarılıyorlar, bununla da kalmıyorlar, iftira atıyorlar. Sonuçta birbirine güveni olmayan, birbirine kuşku ile bakan, birbirinin kuyusunu kazan bir toplum oluşuyor.

Evet, gıybet büyük günahlardandır, gıybetini yaptığımız insanlarla helalleşmek gerekir. Gıybet, sevaplarımızı alır götürür, üstelik gıybetini yaptığımız insanın günahını da yükleniriz. İftira ise daha büyük günahtır. Bir insanın yapmadığı bir suçu onun üzerine atmaktır. En büyük iftira da insanın namusuyla oynamaktır. Bunun adı dini literatürde “kazif”tir ve hukukta cezası seksen değnektir.

MEDYA İFTİRA ETMEK İÇİN Mİ VAR?

Medya dediğimiz görsel ve yazılı basının büyük kısmı, toplumu bilgilendirme görevini bıraktı, günümüzde bir gıybet ve iftira makinasına dönüştü. İftiranın en büyüğü de Sayın Tayyip Erdoğan’a yapılmakta, her Allah’ın günü gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında, internet hesaplarında aile efradı karalanıp durmaktadır. Kendisine amiral gemisi diyen gazete olsun, okyanus medyasının yayın organları olsun, açıp bakınız, her sayfası iftirayla dolu. Yazarlarının on parmağında on kara, Cumhurbaşkanını ve aile efradını dillerine dolamaktan başka mevzuları yok. Bunlara cevap verdiğin zaman, yalakalıkla, yandaşlıkla suçluyorlar. Yaptıkları sorgulanınca basın özgürlüğüne sığınıyorlar. Yargıya gittiğin zaman da, iftiranın adı eleştiri oluyor, buna tahammül edilmeli deniyor.

Biz de diyoruz, eleştiriye evet, iftiraya hayır. Medya bilgilendirmeli, eleştirmeli, yanlışa yanlış doğruya doğru demeli, ülkesinin siyasetçisini başkalarına şikayet etmemelidir. Bir ülkenin Cumhurbaşkanına yapılan hakarete, iftiraya seyirci kalmak, hatta alkış tutmak, kendi vatanına ve milletine ihanettir. Cumhurbaşkanı, denizin ortasında giden bir geminin kaptanı mesabesindedir. Gemi ve her bir yolcu sahili selamete çıkıncaya kadar o kaptana emanettir.

On üç yıldır tecrübe edilmiştir ki, Sayın Tayyip Erdoğan’ın kaptanlığına kimse laf söyleyemez. Türkiye gemisini nice dalgalardan kurtarmış, su aldırmamıştır. Ailesi mazbut, kendisi mazbut, fazilet ve erdem sahibi ikinci bir lider yoktur. Tek suçu, dindar olmasıdır, İsrail’e, Amerika’ya, diğer emperyalist güçlere eğilmemesi, aksine meydan okumasıdır(!) Tek suçu, mazlum müslümanlara sahip çıkmasıdır, dünya beşten büyük demesidir(!) Tek suçu, doksan yıldır bu ülkenin kaymağını yiyenlere, “yediğiniz yeter artık, bu kaymakta yetmiş yedi milyonun hakkı var” demesidir(!) Bunca iftira karşısında Sayın Cumhurbaşkanı sağlığını koruyorsa onu ayakta tutan inancıdır. İftiranın en büyüğü peygamberlere yapılmıştır. İftiralar karşısında pes etmemek için çelikten bir irade gerekir. O irade de cumhurbaşkanımızda vardır.

Etrafa bakın, iftira kampanyasının önünde gidenler, geçmişte kaymağın başında olanlardır, pijamasıyla başbakanları karşılayanlardır, gazete manşetleriyle hükümet düşürenlerdir. O günler geride kaldı, doğruya doğu diyenler çoğaldı, amiral gemisini sollayanlar oldu, medya çeşitlendi, yeni medya patronları geldi. Meydan boş değil artık. Birileri iftira ve çamur atarken, birileri de o çamurun izlerini temizliyor çok şükür. Birileri tuzak kurarken, birileri de o tuzakları bozuyor, boşa çıkarıyor. AK Parti bugün yüzde ellilerin altına düşmüyorsa, bunda müspet medyanın rolü büyüktür.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Gör Gayri Rabbim!
   Ortadoğu İçin Yazılan Senaryo
   Yeni Şeyler Söylemek Lâzım
   Düğün Salonlarımız Göz Dolduruyor
   Mahalle Toplantıları Başlamıştır
   Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi
   Medeni Kanun Yeniden Ele Alınmalı
   Ak Parti’nin Başarısında Duaların Rolü
   Halk Görevini Yaptı
   Çok Şükür Değneğe İhtiyaç Kalmadı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Eşyanın Esiri Oluyoruz
Mehmet Ali Tekin
Guccalıların Fır Fır Kanunu
Recep Öğütçü
Gör Gayri Rabbim!
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te