Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
İslam’ın Akıllısı Olalım
Pazar, 01 Kasım 2015 - (22:47)
Mahmut Toptaş

Komünizmin pençesine kapılan Balkanlardaki Müslümanlar, elli yıl baskı, işkence, hapsetme ve öldürmelere karşı direnirlerken, dinin birçok emir ve yasaklarını yapamaz hâle gelmişler ama Komünistler iki tane sünnet ile başa çıkamamışlar.

Komünist nüfus müdürü, Müslüman çocuklarına Hristiyan ismi vermiş ama Müslümanlar, çocuklarına Ahmet, Mustafa, Mahmut, Ali... demeye devam etmişler.

İkinci sünnet ise erkek çocukların sünnet olmasını yasaklamalarına rağmen, onlar çocuklarını sünnetçiler tarafından gizlice bu sünneti yerine getirmeye devam etmişler.

Uzağa gitmeye gerek yok, bizim ülkenin ateistleriyle İngiltere’nin ateistleri Londra’da bir toplantı tertip etseler, toplantıdan sonra restoranda gitseler, bizimkiler, içkinin her çeşidini içerler ama domuz etini yemezler.

İngiltere ateistler derneği başkanı durumu fark eder de söylemez. Bundan bize köle olmaz ama çocuğuna yatırım yapalım der.

“Sünnet” deyip geçmeyin. Mademki Sevgili Peygamberimiz bir şeyi yapmış veya yapmamızı istemiş, veya yapılan bir şeyi onaylamış, o şey kıyamete kadar bizim için vazgeçilmez işlerimizden olmalıdır.

Siyasi liderlerimiz, kanaat önderlerimiz, STKlarımızın yöneticileri, şeyhlerimiz... haftada bir farzı gündeme getirseler, o hafta onun yapılması, yaşanması ve yaygınlaşması için gayret gösterseler, on yıl sonra ülkenin kaynaşması, kenetlenmesi sağlanır, araya ajan değil su bile sızamaz.

İki sünnetin bir milleti nasıl ayakta tuttuğunu, Balkanlarda gördük.

Bir kısım insanlarımız, “Farzları yerine getirdik de sünnetlere mi kaldık.” diyerek veya “O mu? O sünnet canım” diyerek, sünnetleri sırayla hayatından çıkararak dini terk etmeye doğru gidiyor.

Mevlana, bu tür insanları bir misalle anlatır. Adamın biri dövmeciye giderek göğsüne aslan resmi yaptırmak ister. Ücrette anlaşırlar. Adam yere yatar. Dövmeci işe başlar. İğnenin her batışında adam bağırmaya başlar. Dayanamayınca “Neresini yapıyorsun? Der. Dövmeci “Sırtını” deyince adam, “Yahu sırtı incecik bir çizgi, yapmasan da belli olmaz. Geç orayı” der. Dövmeci alt taraftan başlar, adam dayanamayınca ayaklar gömleğin içinde kalacak orayı da geç” der. Dövmeci kulakları yaparken Adam, “Kulaklar küçücük olmasa da belli olmaz” der. Her taraf için buna benzer sözler söyleyince dövmeci “Kalk, sırtsız, kulaksız, ayaksız, gözsüz aslan olmaz” deyiverir. (Bak Mevlana, Mesnevi, Tahir’ül Mevlevi tercemesi beyit no 2982-3002)

Bizler de sünnetleri birer birer hayatımızdan çıkararak, İslam’ı hayatımızdan çıkarıyoruz.

26 Eylül 1932 yılında Ezanın Arapça okunuşu yasaklanmış ve Türkçe okunması emredilmiş. 1941 yılında çıkarılan bir kanunla, Ezanı Türkçe okumayanlara hapis cezası getirilmiş.

Ama yurdun her tarafında insanlarımız, bir şekilde sünnete uygun ezan okumayı başarmış. Bazı yerlerde Müezzin veya İmam Türkçe okuduktan sonra, köyün veya mahallenin delisine sünnete uygun ezan okutarak görevini yerine getirmiş.

Derken “Ezan delileri” diye bir grup ortaya çıkmış. Onlar, sinemalarda, statlarda, Meclis önünde ve halkın toplandığı her yerde, zamanlı zamansız Ezan okumaya başlamışlar. Halk bu yasaktan bunalmış ve 1950 yılında Demokrat partiyi iktidara getirmiş. O hükümet de ilk iş olarak 23 Haziran 1950 tarih ve 6715 sayılı diyanet işleri başkanlığı tamimiyle Ezanın asli şekliyle okunması emrini verdirmiş. (Ezanın tarihçesi için bak, Diyanet Vakfı, İslâm Ansiklopedisi, Ezan maddesi)

Para delisi, makam delisi, politika delisi olacağımıza İslam’ın akıllısı olalım.

Putlar, parçalar bizi.

Bizim Tevhide ihtiyacımız var.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
   Yüzakı Müslümanlar
   Aile Reisinden Devlet Başkanına Kadar
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik
   Türkçe Ezan üzerine

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te