Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Ana-Babayı Seçmek
Salı, 22 Eylül 2015 - (12:16)
Recep Öğütçü

İnsan memleketini seçer, vatanını seçer, eşini seçer, dostunu seçer, partisini ve liderini seçer, dinini seçer, yolunu, mesleğini seçer, devletini, ülkesini, şehrini, köyünü seçer; ama insanın ana- babasını, evladını, kardeşini, aşiretini, kabilesini seçme hakkı yoktur. Evet, hiç kimsenin ana babasını seçme hakkı yoktur. Dolayısıyla insan, soyundan, sülalesinden, nesebinden ötürü suçlanamaz, aşağılanamaz, horlanamaz, dışlanamaz, ayrıma tabi tutulamaz. Kur’an-ı Kerim’de, “Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez, herkes kendi günahından sorumludur” buyrulur.

Buradan nereye gelmek istiyoruz? Kendisini bu vatanın has evladı, başkalarını sığıntı görenlere, kendini beyaz Türk görüp başkalarına köle gözüyle bakanlara, başkasına hakaret etme hakkını kendinde bulanlara hatırlatmak istiyoruz: Kimse birinci veya ikinci sınıf değildir. Bu ülkede yaşayanlar tek bir sınıftır, o da birinci sınıftır. Müslüman olmayanlar bile yaşam hakkı bakımından, fırsat eşitliği bakımından birinci sınıftır. Doğulusu batılısı yoktur, Türkiyelisi vardır.

Bu ülkede maalesef iki insan tipi yaşıyor: 1-Irkçılar, yani kendini farklı ve öncelikli görenler, kan ve nesep üstünlüğünü öne sürenler. 2- kucaklayıcılar, yani herkesin en az kendisi kadar bu ülkede yaşama, çalışma, mal-mülk edinme hakkı olduğuna inananlar, Allah’ın kullarını takvasına göre derecelendirenler, kimseyi ırkından, dilinden, kültüründen, kökeninden ve renginden dolayı aşağılamayanlar ve tahkir etmeyenler, herkesi hoş görenler, demokrat olanlar, demokrasinin erdemine inananlar, bütün insanlığı Hazreti Adem’in çocukları bilenler, Arap’ın Acem’e üstünlüğü yoktur diyenler, vs. Çok şükür ben de bu ikinci sınıfta sayılanlardanım. Babasından dolayı oğlunu, oğlundan dolayı babasını suçlu görenlerden değilim.

Son günlerde tırmanan terör olaylarına verilen tepkilerde bazen ölçünün kaçırıldığını gördüğüm için bunları yazıyorum. Dinimizde kısasa kısas vardır, hatta “kısasta hayat vardır” buyrulur. Kan davası olmasın diye bu ilahi kanun vardır. Öldürenin bizzat kendisi öldürülür. Anası, babası veya kardeşi, yeğeni değil. Bu açıdan baktığımızda idam kanunu tekrar ceza kanunlarımız içinde yer almalı, doğuda terör estirenlerin bizzat kendisi yakalanıp asılmalı, onların intikamı aşiretinden alınmamalı diyorum. Rabbimiz kuranına kısa kısas kanunu koymuşsa bunun hikmeti vardır. Kullarını en iyi tanıyan, onları yola getirme, suç işlemeden caydırma ve terbiye etme metodunu bilen O’dur. Asr-ı Saadette olduğu gibi insanlığı yine O’nun kanunları kurtaracaktır.

Bu ülke bize atalarımızın, babalarımızın emaneti. Bizler doğduğumuzda hazır ve mamur bir vatan bulduk. Hemen hemen her ailede bu ülke için şehid olan var. Benim büyük amcam Çanakkale şehidi, dedem Sarıkamış gazisi, babam kırk sekiz ay askerlik yapanlardan.

Çok şükür ki sistemi ne kadar eleştirsek de fırsat eşitliği var kanunlarımızda. Demokrasimiz ağır aksak işliyor. Herkes bakan, başbakan, genelkurmay başkanı, hatta cumhurbaşkanı da olabiliyor. Nitekim Kayserili bir demirci ustasının çocuğu, cumhurbaşkanı olmuştur. Sistemin yanlış kurgulanan kısımları, anayasal boşlukları ve fazlalıkları, aksayan tarafları ancak yeni anayasa ile düzeltilebilir. Ak Parti onun için tek başına iktidar, anayasayı yenileyebilecek güç istiyor. Diğer partiler ayak sürüyorlar, mevcut anayasanın bazı maddelerini kutsal-değişmez metin olarak görüyorlar. Ak Parti hükümeti demokratik açılımlar yönünden epeyce yol aldı; yerel kültürlerin, ana dillerin ve inançların üzerinde baskılar vardı, şükür onları tarihe gömdü. Geride ne kaldı? Bir kısım insanlar eski alışkanlığını terk edemedi, birilerini potansiyel suçlu gibi görme alışkanlığı bir kısım insanlarda sürüyor. Bir kısım insanlar “Türküm” demeyenlere hayat hakkı tanımak istemiyor. Bazıları da başını örtenlere, dindarlara hala gerici-yobaz gözüyle bakıyor, öcü gibi görüyor. İşte kafalardaki bu zihniyeti de değiştirebildiğimiz zaman Allah’ın izniyle kimse bizi tutamaz.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı
   Nerede O Eski Dostluklar

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
En Büyük Terörist Amerika…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te