Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Suçun Şahsiliği Kuralı
Salı, 22 Eylül 2015 - (12:14)
Mahmut Toptaş

12 Eylül 1980 darbesinin ardından, şehrin sağdan ve soldan birçok insanı hapishaneye atılınca, ben de haftada iki vaazımı hapishanede yapmaya başladığımı, daha önceki makalelerimde anlatmıştım.

Sağcılar zevkle dinliyorlardı.

Solcular, o günün diliyle komünist olduğunu söyleyenler, ilk vardığım gün dinlememek için gerekeni yaptılar ve daha sonraki haftalarda, çok dikkatle dinledikleri gibi dokuz ay sonra ben İstanbul’a taşınınca, gelen mektupta koğuş ağası “Hepsi namazını kılıyorlar ve gönderdiğin kitapları, su gibi içiyorlar.” demişti.

Sohbetlerime devam ederken biri yanıma geldi ve vücudunun işkence izlerinin fotoğraflarını gösterdi. “Mamak cezaevinde, bana böyle işkence ettiler. Buradan çıkınca inşaatlarda çalışacağım ve bir silah alıp asker öldüreceğim.” dedi.

Dedim, “Nasrettin hoca, Konya’ya geldiğinde kan davası gütmeyi savunan ve katilin çocuklarını öldürmeyi ve katile de o acıyı tattırmayı öğütleyenlere; canlı bir ders vermiş, onlarla birlikte Konya’yı gezerlerken, sokakta bir köpek gördüğünde, eline taşları almış köpek taşlamaya başlamış.

-Hoca, ne yapıyorsun? Dediklerinde,

-Akşehir’de beni bir köpek ısırmıştı.” demiş.

-Hoca, bu köpek o köpek değil ki” dediklerinde

-Bu çocuk da o katil değil” diye cevap vererek, sonsuza değin bizlere canlı nasihat etmiş.

O şehre, yıllar sonra vardığımda ben onu aradım ve buldum.

Bir dükkân açtığını, evlendiğini, evini geçindirebilecek parayı kazandığını, mahalle camiinde akşam, yatsı ve sabah namazlarında, imama yardımcı olduğunu söylemişti.

İslam’a göre 99 kanun kaçağı suçlu, bir gemiyi ele geçirseler ve yalnız kaptanı gemide alıkoysalar, hepsi idam mahkûmu olan bu 99 kişi için o bir tek masum kaptan hatırına, gemi batırılamaz.

Rabbimiz, cezanın şahsiliği prensibini, hiç bir kimsenin diğerinin suçundan dolayı cezalandırılamayacağını şöyle haber verir: “De ki: “O her şeyin Rabbi iken ben Allah’tan başka Rab mı arayayım? Kişinin kazandığı yalnız kendisinedir. Yük taşıyan, başkasının yükünü taşımaz. (Suç işleyen, cezasını kendisi çeker, başkasına yüklenmez) Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Hakkında ayrılığa düştüklerinizi O, size haber verecektir.” (En’am süresi ayet 164)

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
   Yüzakı Müslümanlar
   Aile Reisinden Devlet Başkanına Kadar
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik
   Türkçe Ezan üzerine

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te