Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Hava Şehidlerini Unutmayalım
Çarşamba, 15 Mayıs 2019 - (17:17)
Mehmet Ali Tekin

Hava şehidlerimiz deyince aklınıza ne gelir?

Hava şehidleri denilince, benim aklıma hemen Akşemseddin İlkokulu gelir.

Akşemseddin İlkokulu, İstanbul Fatih Hüsanbey Mahallesi’ndedir.

Konya’nın Bozkır İlçesi Kuşca Köyü’ndenim.

Annem, babam ve kardeşim Halit ile 1964 yılı Eylül ayında, İstanbul Fatih Hüsanbey Mahallesi Tezgahçılar sokağa, o günün tabiriyle göçümüzü getirdik…

Babam Rahmetlik, Akşemsettin İlkokulu’na götürdü.

Müdürün yanına gittik…

Müdür, babamla ikimizi odasına aldı ve hoş geldiniz dedi.

Babam, beni okula kaydetmek için geldiğimizi söyledi.

Müdür, hangi mahallede oturduğumuzu ve babamın ne iş yaptığını sordu.

Bunların cevabını verdikten sonra babam, Müdüre:

-‘Hocam ben bunları okutmak İstanbul’a göç ettim.’ dedi.

Ben birinci sınıfı köyde okumuş ve pekiyi ile bitirmiştim.

Müdür Bey, bana bir şey okuttu ve babama:

‘Abdullah Bey bu pek okuyamıyor… Bunu öğleden önce 1. Sınıfta, öğleden sonra 2. Sınıfta okutalım.’ dedi.

‘Hocam siz nasıl münasip görürseniz, öyle yapın.’ dedi.

Böylece, birinci dönem öğleden önce birinci sınıfta, öğleden sonra ikinci sınıfta eğitim gördüm.

Müdür Bey, Babamı 2. Dönem başında çağırdı ve:

‘Abdullah Bey, Mehmet Ali durumunu iyileştirdi, 2. Dönem sadece 2. Sınıfı okuyacak.’ dedi.

Babam, müdüre teşekkürler ederek, memnuniyetini belirtti.

Çocukluğumun Fatih serüveni, böyle başladı…

İlköğretim hayatım ile ilgili daha ilginç bazı olaylarım var…

Denk geldiğinde inşallah onları sizlerle paylaşacağım…

İlkokulu, Fatih Akşemseddin İlkokulu’nda bitirdim…

Okul bahçemiz, çok büyüktü…

Ben ilkokulu bitirdikten birkaç yıl sonra, zannediyorum 1972 veya 73 yılında; bahçemizin alt tarafına, ikinci bir okul yapıldı. Adı 29 Mayıs İlköğretim Okulu olmuştu…

Daha sonra her iki okul, 29 Mayıs İlköğretim Okulu adıyla, hizmet vermeye başladı.

Akşemsettin İlkokulundayken, her 15 Mayıs’ta, okul bahçesinde sıraya girer, yürüyerek, Bozdoğan Kemeri’nin Fatih Belediyesi Cenaze İşleri Müdürlüğü şubesi önünden, az ileride bulunan Fatih Askerlik Şubesi binasıyla, sol yanında bulunan Fatih Kaymakamlığı karşısındaki Fatih Parkı’na giderdik. Askerlik Şubesi ve Kaymakamlık binası, şimdi Fatih Üniversitesi binası olarak, hizmet vermekte.

Fatih Parkı’nda bulunan Hava Şehidleri Anıtı önünde, askeri tören mangası yanında, yerimizi alırdık.

Tören, askerlerin hava ateşiyle başlardı.

Ardından, İstiklal Marşını şevkle, canlı canlı okurduk. Hava şehidleri hakkında yapılan konuşmalar ve törenin bitiminden sonra; yine uygun adım yürüyerek, aynı güzergâhla, okulumuza geri dönerdik.

Tayyare Şehitleri Anıtı’nın sütununun yarım olmasının sebebi, Fethi, Nuri ve Sadık Beyler’in uçuşlarının yarım kalmasıdır. Anıtın yapımına 2 Nisan 1914 yılında başlanmış ve 1916 yılında tamamlanmıştır. Mimar Vedat Tek tarafından yapılmıştır.

Fethi, Nuri, Sadık Beyler ve Cengiz Topel adını, ilk olarak o zamanlar işittim.

Kim bunlar?

Fethi, Nuri ve Sadık Beyler, ilk hava şehidlerimiz.

Osmanlı Devleti ilk olarak 1909-1911 yılları arasında, bazı subaylarını, pilot eğitimi almaları için Avrupa’ya gönderdi. Fransa’dan alınan uçaklarla, Tayyare Bölükleri (Osmanlı Hava Kuvvetleri) ihdas edildi.

Avrupa’da eğitim gören pilotlarla ilk uçuş güzergâhı, İstanbul-Kahire olarak planlandı. İlk etap İstanbul-Şam, ikinci etap da Şam-Kahire arasında olacaktı.

İki uçakla yola çıkılacaktı.

Yüzbaşı Fethi Bey ve Üsteğmen Sadık Bey Bleriot marka, “Muavenet -i Milliye” uçağıyla; Yüzbaşı Nuri Bey ve Yüzbaşı Hakkı Bey de Deperdussine marka “Prens Celaleddin” uçağı ile uçması kararlaştırıldı.

8 Şubat 1914 Pazar günü önce Prens Celaleddin, sonra da Muavenet-i Milliye uçağı havalandı.

Yüzbaşı Fethi Bey ve Üsteğmen Sadık Bey, Muavenet-i Milliye uçağı ile 16 günlük muhataralı bir uçuştan sonra, Şam’a ulaşmayı başardılar. Ertesi gün yani 27 Şubat günü de, Şam’dan havalanıp, Kudüs’e doğru yöneldiler. Taberiye gölü yakınlarında, uçak düştü. Fethi ve Sadık Beyler şehid oldular…

Nuri ve Hakkı Beyler ise daha ilk gün, hava muhalefeti sebebiyle, Mudanya’dan geri dönmek zorunda kaldılar. İkinci kez havalandılar, bu sefer de Karamürsel civarında motorları arızalanınca, İznik’e indiler. Arıza giderildikten sonra, tekrar havalandılar ve Kıbrıs adasında Lefke’ye ulaştılar.Lefke’den iki torbalık postayı alıp ve Eskişehir’e döndüler…

Nuri ve Hakkı Bey, 19 Şubat günü tekrar havalandılar.

Bu sefer Beyrut’a 6 Mart’ta ulaşmayı başardılar. Beyrut’tan tekrar havalanan uçak, yeteri kadar yükselemediği için, kanadı denize çarpınca, uçak denize düştü. Sandallarla, hızla yardımlarına koşuldu.

Ancak Nuri Bey çok su yuttuğundan, tüm gayretlere rağmen kurtarılamadı ve şehid oldu…

Nuri Bey’in de naşı Şam’daki Selehaddin Eyyübi Türbesi’nde; Fethi ve Sadık Beyler’in yanına defnedildi…

Üçüncü bir ekip hazırlandı ve Ertuğrul adlı Bleriot marka uçakla, İstanbul’dan Salim ve Rasidi Kemal Bey’ler havalandı. Bu uçak da, Edremit’e kadar uçabildi ve orada düştü. Elhamdülillah, pilotlar sağ salim kurtulmuştu. Edremit halkının düzenlediği kampanya ile para toplanmış ve yeni bir uçak alınmıştı. Edremit adı verilen Bleriot tipi uçak, Saidiye Gemisi’yle 11 Nisan’da İstanbul’dan Beyrut’a nakledildi. Edremit uçağı 1 Mayıs günü Yüzbaşı Salim ve Kurmay Yüzbaşı Kemal Bey tarafından idare edilerek havalandı.

4 Mayıs günü El Ariş’e, 6 Mayıs günü Port Said’e ve 9 Mayıs’ta da Kahire’ye sağ salim ulaştılar.

Pilotlar, Kahire’de birçok gösteri uçuşu yaptılar…

Uçak ve pilotlar, vapurla 22 Mayıs günü İstanbul’a döndüler. Böylece planlanan Kahire-İstanbul uçuşu gerçekleştirilmiş oldu.

Cengiz Topel’e gelince…

Kıbrıs’ta Rumlar, Türk vatandaşlarına saldırıyor, işkence ediyor ve öldürüyorlardı. Buna bir gözdağı vermek isteyen dönemin hükümeti bir uçak filosunu Kıbrıs üzerine, 8 Ağustos 1964 tarihinde gönderir. Filo komutanı Cengiz Topel’in uçağı, Rumların ateşiyle düşerken Cengiz Topel paraşütle atlamayı başarır. Fakat Rumlar kendisini vurup şehid ederler. 12 Ağustos günü naşını Rumlar’dan alınıp Kıbrıs, Adana, Ankara’da törenler düzenlenir ve 14 Ağustos günü İstanbul’da kılınan cenaze namazından sonra Edirnekapı Sakızağacı Hava Şehidliği’nde toprağa verilir.

Tüm şehidlerimizin ve gazilerimizin ruhu için, El Fatiha…

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Sivaslı Olursanız Aklanma Hakkınız Yoktur…
   Vardır Bir Kusurumuz…
   Şeyh Said İdama Giderken Haykırır: Mehşerde Hesaplaşacağız!
   Beyler Kendimize Gelelim
   Eyyüb el Ensari Bize Ne Öğütlüyor?
   Mavi Marmara Şehidleri
   Hatırlıyor musun Selimiye’m?
   Mazeret Etme Ziyaret Et
   Tezgâh Aynı Tezgâh Aktörler Değişti
   Ramazan bize çeki düzen versin…

Yazarlar
Mahmut Toptaş
İnkar Mikrobundan Kurtuluş Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sivaslı Olursanız Aklanma Hakkınız Yoktur…
Recep Öğütçü
Köy Şölenleri
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te